17 Mart 2012

İkisi Bir Arada: "Baudolino" ve "Selim ile Nurbanu"

Bu kez iki kitabı bir arada yazacağım. Gerçi kaliteli birbirinden oldukça farklı ama kısa yazacağım için bir arada olsun dedim.



Nihayet Baudolino'yu bitirdim. (Alkışları duyamıyorummmm?)

Eco'nun kitapları zor okunuyor derlerdi de bu kadarını beklemiyordum.
Baudolino 536 sayfa....

Durun bir saniye! Bir kitap tanıtımı/eleştirisi için ne kadar kötü bir başlangıç değil mi? İşe "amma da çok yazmışşşşş...." diyerek başlamak!! Uuuu...çok sert!!! (Evet evet, bende Yalan Dünya bağımlısıyım!) :)

O zaman tekrar başlayayım. Konusunu yazayım da kısaca, ardından ne düşündüğümü söyleyeyim.

Kahramanımız Baudolino, dünyanın gelmiş geçmiş eennn büyük yalancısıdır. Böylesini görmüş olamazsınız. Daha küçük yaşlarda başlayan bir özelliği sayesinde Kral Friedrich ile tanışır ve onun kanatları altına yerleşir. Olaylar Baudolino'nun aşkları, hayalleri, hayatının tek amacı ve sürdüğü uzun yolculuklar ile dopdolu geçer.

Ben hayatımda bu kadar yalancı bir adam görmedim. Ancak, aslında burada hicvedilen o dönemde insanları etki ve kontrol atlında tutmak için idarecilerin motive edici bir amacı nasıl ortaya çıkardığı ve kitleleri bu amacı kullanarak nasıl yönettiği. Örneğin; Haçlı Seferleri için ortaya atılan kutsal emanetlere ulaşma arzusu...

Kısacası, herşey günümüz global politik olaylarının benzeri. :)

Eğer ilk 300 sayfayı sıkılmadan ve konulardan kopmadan okuyabilirseniz, olayların çok daha güzel ve heyecan verici ilerlediğini görebilirsiniz.

Gerçekten sonraki sayfalarda anlatılan olaylar ve sonunda ortaya çıkan gerçekle kitap iyi bir bitiş yaptı. Özellikle kapanış cümlesi çok başarılıydı.

Ama dediğim gibi, dişinizi sıkıp 300 sayfayı okumanız lazım!!!



Gelelim diğer kitabımıza:

Selim ile Nurbanu

Onu daha kısa anlatacağım. Çünkü okuyamadım ve 88. sayfada bıraktım. (Yani elimden geleni yapıp, okumaya çalıştım ama olmadı.)

Ne olayları takip edebilmek mümkün ne de yazılanlarda yaratıcı bir şeyler var.
Sıkıcı ve gereksiz detaylarla dolu.

Şimdi arkadaşımdan ödünç aldığım bir kitaba ve çok merak ettiğim bir yazarı okumaya başlıyorum:

Candide ya da İyimserlik

Haftasonunuz güzel geçsin.

2 yorum:

öykü dedi ki...

Gunaydınnnn Sevgı İnsanı:))


Teşekkur ederım bu guzel kıtap tanıtımları ııcn

Istanbul da hava cok guzel

umarım orda da oyledır
guzel bı pazar dılıyorum oyleysede:)

Sevgi Küçük dedi ki...

Künaaayyydddınnnn Öyküüüü! :)
(Bugün sana uğrayacağım ama önce ütü yapmaya motive etcem kendimi, sonrada ütüyü yapcam...böhüüüü)
Burada da hava güneşli ve epey ısındı. Dışarı çıkmak istiyorum ama ev işleri var yeaaa...
Fırrkkk...
Güzel pazarlar dilerim ;)
Öptümmmm