9 Şubat 2012

Güler Misin Ağlar Mısın?

Son iki gündür yaşadığım ve duyduğum olaylar beni sevindirsin mi üzsün mü bilemedim.
Az önce "Ben neymişim yaaa" diye havaya girmeye başladığımı bile söyleyebilirim. :)))

Öncelikle, beni tanımayan insanların "kukla" olduğumu düşünmesini şahsıma hakaret olarak algıladığımı söylemeliyim.
Böyle düşünenler bilmedikleri için burada yazmak zorunda hissettim: Oldukça zeki ve algıları açık bir insanım. Ömrümce kimsenin yönlendirmesine gerek duymadım, duymamda.

Kaldı ki burayı okuyanlar/beni yakından tanıyanlar bilir, genelde birileri bir şey söylerse bırakın onun dediğini yapmayı, tam tersi yöne yani burnumun dikine gitmeyi tercih ederim. Sonuçta ben aykırı koyunum! :)

Bir "halt ettim" birini eleştirme gafletinde bulundum. Vay sen misin bunu yazan!!! Aman da amannnnn...
Bilirsiniz, ne kendim birilerine hakaret ederim ne de başkasının hakaret etmesine izin veririm. Bu yüzden açık söyleyeyim sorun bende ya da yazdıklarımda değildi. Ben, sahneye çıkan kişi para verip kendisini izleyenin yuhalamasına bile hazırlıklı olmalıdır, diye düşünürdüm ama öyle değilmiş. Meğer ne kadar hoşgörüden uzak, ne kadar kibirli, ne kadar alıngan bir toplulukmuş. İşin bence en komik tarafı, yazdıklarım (bunu alıştıra alıştıra yazacağım, yüreklerine inmesin) izleyicilerin çoğunun düşündüğü şeydi. (Eyvah eyvah...O gece gelenleri tek tek arayıp azarlarlar mı acaba??)

Benim dışımda izleyicilerin diğer yorumlarını iyi ki orada yazmamışım çünkü o zaman muhtemelen linç edilirdim.

Koca kurum işi gücü bıraktı, kim bu ve bunu kim yönlendirmiş diye aramaya başladı. :)))
Tekrar söylüyorum, kukla arıyorsanız yanlış yere bakıyorsunuz.

Bu kadar reklamamı yaptıkları için kendilerine çoook teşekkür ederim. Gereksiz yere okunma oranımı yükselttiler. :)

Ayrıca bir yazı, aslında küçük bir paragraf, ile kurumu sarsacak kapasiteye sahip olduğumu duymak...vay bee....Ben bile kendimden bu kadarını beklemezdim.Ama tabii onlar adına üzüldüm ne diyeyim. Keşke beni kaile alarak harcayacakları zamanı, güzel şeyler yazmamı sağlayacak şeylere harcasaydılar. Ama tercih onların, ben karışmam karışamam.

Hani buradan defalarca sanatı destekleyelim vs diyordum ya...Boşverin. Onlar kendi dünyalarında yaşasınlar. İyi bir şeyler yapması bana mı düşmüş? :)

Not: Şu an heyecan kasırgası yaratan "paragraf" ile kıyaslayınca çok daha ağır bir üslupla sayfalarca eleştirdiğim ancak bunu büyük bir olgunlukla karşılayıp beni makamına davet edip dinleme lütfunda bulunan Rengim Gökmen'e  ve hiç kaile almayıp gereksiz polemiklerle gündemi meşgul etmeyen diğer kişilere tavırları için teşekkür ederim.

2 yorum:

Kardeşim dedi ki...

:)Dünya fani ,bunlar ne yazık ki insanlığın varoluşundan beri süregelen konular.Üzülmeye değmez.Konu nedir bilmiyorum ama işin içine kurum girdimi saldıran da çok olur:)Herkes birilerine hesap vermek ve bu yaşadığı zorluğun acısını çıkartmak gibi hırslanır.Bende benzer durumları çoooook yaşadım.Huzursuz insanların davranışlarını vurdumduymazlıklarını yazdım.Benim bloğumun ziyaretçisi çok fazla değil.Buna rağmen yaklaşık 20 bine yaklaşık ziyaretçim olmuş.Her ülkeden her şehirden.Bu çok güçlü bir ağ.Bazen bende bu gücü sorguluyor ve daha çok kitap okumadığım için kendime kızıyorum.

Sevgi Küçük dedi ki...

Sevgili Kardeşim,
Yazdıklarınıza katılıyorum.Samimiyetiniz için teşekkür ederim.
Kurumların saldırgan olması ise ne yazık ki çoğu zaman kendini bilmez kişiler nedeniyle oluyor. :(
Neyse, dediğiniz gibi üzülmeye değmez.
En kısa zamanda blogunuza bende ziyarete geleceğim. :)
Sevgiler