5 Şubat 2012

Bülent Bezdüz

Bir süredir dünyaca ünlü tenorumuz Bülent Bezdüz'ü yakından takip ediyorum.

Henüz canlı olarak dinleme fırsatım olmadı ancak güvendiğim bir kaynak canlı dinledikten sonra "Bocelli'de kimmiş? Çok güzel bir sesi var, çok yetenekli!" dedikten sonra daha da merakla takip etmeye başladım.
Evet, dediğim gibi kendisi dünyaca ünlü bir tenorumuz ve bildiğim kadarıyla Grammy kazanmış tek Türk sanatçımız. Ama siz, belki de ilk kez ben yazdığım için adını duyuyorsunuz.



(Ödül aldığı cd ve ödülü)

Hakkında biraz araştırma yapınca dünyanın hemen hemen her yerinde tanındığını ve beğenildiğini görebilirsiniz. Bir tek ülkemizde "O kim?" diye yaklaşılıyor, her zaman dediğim gibi muhtemelen (Allah gecinden versin) ölünce kıymetini bileceğiz. O zaman methiyeler düzüp, kıymetini bilemediğimiz örneklerini (utanmadan) anlatıp hayıflanacağız. Tıpkı Leyla Gencer gibi, tıpkı Türkiye'de "Senden bir şey olmaz" diye reddedilen Pavarotti gibi.

Bu linkte yer alan sayfasını hazırlayan Kanadalı bir hayranı. (Türkiye nereeee Kanada nereee?) Arjantin'den İsveç'e her yere gitmiş gelmiş ve hala gidiyor. Hayranlarına yenilerini ekliyor.

Onu dünya tanıyor, bizse uzaktan izleyip görmezden geliyoruz. Aslında tam da aradığımız şey bu değil mi? O ve onun gibi sanatçılarımız ülkemizin reklamını yapan, ne kadar gelişmiş ve medeni olduğumuzu gösteren  yüzler değil midir?

Gurur duyup teşvik etmek yerine, köstek olup geride kalmasını sağlamak...İşte bizim yaptığımız. Eleştirilerde sınır tanımıyoruz. Daha çok "kedi-ciğer ve mundar" mantığı içindeyiz. Örneğin; Ekşi Sözlük'teki bir yoruma bakılırsa aslında Grammy kazanmış sayılmazmış çünkü ödül alan eserde tek başına söylememiş, kısa bir rolmüş vs vs...Çok güldüğüm bir yorum. Diyelim ki haklı bir yorum olsun, tek başına bir çalışmaya imza atmadığı toplu bir çalışmaya imza attığı için arada kaynamış olsun. Bu Bülent Bey'i yeteneksiz ve şans eseri başarılı olmuş biri mi yapar? Bence tam tersine, ekip ruhuna uygun ve başarılı bir insan olmalı ki o ekip için seçilmiş olsun. Sadece Türk mantığında birey "arada kaynarım" diye gruba girip başarılardan otlanır. Yurtdışında, hele de sanat alanında öyle araya kaynayarak başarıdan nemalanmak kesinlikle mümkün değildir. Hatır gönül ilişkileri ile büyük organizasyonlar içinde yer almaksa hayaldir. İşine saygı duyup adını belli bir yere getirmişsen görev alırsın. İşte tam da bu nedenle Bülent Bey hakettiği ve işini layığı ile yaptığı için o grupta yer almıştır. Ayrıca işin büyüğü küçüğü olmaz, aslolan her işi küçümsemeden layığı ile yapabilmektir.

Yanılmıyorsam yine aynı kişi, Bülent Bey'in rol yapamadığını iddia etmiş. İnsanın her anı her anına uymaz, diyelim ki yorumun yazarı o an izlediğinde beğenmedi. Bence alt sebeplere bakmalı, mesela rejisör kimdi ve eserin geneli nasıldı....

Ben rol yapamadığına inanmıyorum çünkü konuşurken bile duygularını hiç bir maske takmadan yüzüne yansıtabilen bir insan ve duygu nedir bilen bir insanın sahneye can verdiği karakteri taşıdığında duygusuz-mimiksiz-yeteneksiz olması bence mümkün değil.

Onu tanımada ve tanıtmada yetersizliğimize bir başka örnek ise geçenlerde beni dehşete düşüren bir sanat programı: Kanal B'de yayınlanan Sanatın Adımları.

Programda CSO'nun  Yeni Yıl Konseri yayınladığında, konserde görevli olan diğer sanatçılarla röportaj yapılıdığını gördüm ama Bülent Bey'in adı sadece görüntüsünün altında yazı olarak geçti. Nasıl unutulur ya da nasıl atlanır, bir sanat proramında böyle bir hata nasıl yapılır diye çok sorguladım. Düşünün ki konserde tek tenor var, ki kendisi Bülent Bezdüz, ama hazırlayanlar herhangi bir araştırma yapmadan gittiği için atlanıyor. Hadi onların hatası var ama CSO yetkilileride suçludur bence çünkü program yetkililerine Bülent Bey'in kim olduğunu söylememişler bile.

İşte sanatçılarımızı bu kadar sahipleniyoruz.

Bence Bülent Bey ve onun gibilerin aslında çok büyük eksiklikleri var: Eğer onlarında "baklavaları" olsaydı, söyledikleri türküler/aryalar/düetler dillerden düşmezdi.

Son sözü bırakalım beni her dinlediğimde duygulandıran parçası ile kendisi söylesin:


Not: Kullanılan fotograf netten alınmıştır.

Hiç yorum yok: