31 Temmuz 2011

Lay La Lay Lalay.... :)

Devamsızlıklarımda bu kez dış meselelerin hiç mi hiç suçu yok. Yani yok ben yorgundum, yok iş çok yoğundu, yok hastaydım yok bilmem ne....demeyeceğim. Çünkü:

1. Son bir yıldır sevgili Nünücüğüm sayesinde hiiiççç hasta olmadım. Olduklarımda ayakta kısa zamanda atlattım. Eskisi gibi yorgan döşek yatmadım anlayacağınız.
2. İş yoğun bu aralar, çok yorgunum vs de diyemem. Meğerse benim işin rutini "yoğunluk"muş da ben yeni öğrenmişim. O yüzden artık gece kaçta çıkarız acaba, diye düşünmüyorum çünkü biliyorum ki bir ara çıkarız! :)

Bu kez tamamennn keyfimden nete girmemeyi tercih ettim. Uzun süre bilgisayarı hiç açmadım. Ne büyük bir huzurmuş meğer. Hala da akşam eve geldiğimde bilgisayara pek yüz vermiyorum.

Peki ne yapıyorum...Dikmen Vadisi'nin yürüyüş parkuru olarak ne kadar güzel ve huzurlu bir yer olduğunu keşfettim mesela. Saatlerce yürüsem bıkmıyorum. Sonra kimi zaman evde misafir ağırlamanın mutluluğunu ve tatlı yorgunluğunu yaşıyorum. Cer Modern'in açıkhava sinemasının zevkini sündüre sündüre yaşıyorum. Ve her zamanki gibi boooll boooll okuyorum.

Netten uzak olmak iyi geldi ama  sizleri ve bloglarınızı özledim. Yakında yavaş yavaş size laf atmaya başlarım. :)

Size eski bir yaz şarkısı göndererek kapanışı eğlenceli kılayım:

Lay La Lay Lalay...

Hepinize güzel bir pazar dilerim.

27 Temmuz 2011

I Brain ODTÜ



Bazı açılardan eğitim sistemini eleştiriyor olsam bile mezunu olduğum okulumla her zaman gurur duyuyorum.

I Brain ODTÜ :)

26 Temmuz 2011

Kadın Öykülerinde İzmir

Adı ilgimi çeken bu kitabın sen sevdiğim kitaplardan biri olacağını bilemeden alıvermiştim.
"Kadın Öykülerinde İzmir": Adında İzmir vardı ya, AŞK vardı ya, BHA vardı ya...Daha ne olsun? :)

Kitap, kadın yazarlarımızın içinde İzmir geçen öykülerinden bir derlemeydi. İçini açıp okumadan önce kitabın arkasında yer alan kısa biyografileri okudum. 1926 doğumlu olan yazarımızdan 1981 doğumlu yazarımıza kadar geniş bir yelpazede 22 kadın yazarımız ve 22 güzel öykü dolu kitabı zevkle, eh tabii birazda gıpta ile, okudum. Bu kadar güzel yazan bir grup yazarla, hem de kadın yazarlarla, tanışmış olmaktan da kıvanç duydum.

Kitap bittiğinde hangisinden alıntı yapacağıma karar vermem çok zor oldu.En sonunda hepsini olduğu gibi yazmaya karar verip, hukuksal açıdan bunun olamayacağını anlayarak vazgeçtim. :)

Ve Lütfiye Aydın'ın "Özlemin Acı Tadı" isimli öyküsünden bir paragraf seçtim:

"Hepimiz kendi halinde ailelerin çocuklarıydık. Yokluklarla, yoksunluklarla, parasız yatılı okulların acımasız yasakları ile boğuşa boğuşa geçti gençliğimiz. Yine de 'bunalım' sözcüğüne bile yer olmadı yaşantılarımızda. Yoktan var ettik, hiçten yapıp çattık. Dahası yoksun bırakıldığımız şeylerden çocuklarımızı yoksun bırakmamak için elimizden geleni yaptık." (s. 51)

Şimdi sırada diğer öyküler var:

Kadın Öykülerinde İstanbul
Kadın Öykülerinde Ankara
Kadın Öykülerinde Karadeniz
Kadın Öykülerinde Doğu
Kadın Öykülerinde Avrupa

5 Temmuz 2011