14 Aralık 2011

Yılın En İyi....

Yine bir yılın sonuna geldiğimizi, klasikleşmiş "Yılın En"leri anketlerinin ortaya çıkışı ile anlamaya başladık.

Bu anketlerden bir tanesine dün Radikal gazetesinde rastladım. "2011'in En İyileri" başlıklı anket ile Radikal okurları yılın en iyi kitabını, tiyatro oyununu, televizyon dizisini, filmini, erkek oyuncusunu ve kadın oyuncusunu seçiyor. Kategoriler bu kadar ama elbette gönül ister ki bunlar içinde en iyi sergi, en faal sergi salonu, en iyi bale, modern dans ve opera/operet gibi seçeneklerin yanı sıra en iyi opera sanatçısı, orkestra şefi ve hatta orkestrası, heykeli, resmi vs vs de olsun. Neden oyuncu kategorisinde gördüğüm isimler sadece televizyon ve sinema dünyası ile sıınırlı mesela? Ya da tiyatro oyununun en iyisi olabiliyor ama oyuncusunun en iyisi olmuyor mu? Erdal Beşikçioğlu tiyatro oyuncusu olarak kötü de dizi oyuncusu olarak mı iyi??

Ayrıca yine gönlüm isterdi ki, nasıl ki futbolda 3 büyükler olarak İstanbul takımlarının hakimiyetine son veren Trabzon ile Bursa takımları varsa, bu ankette de İstanbul ve İstanbulluların seçimlerine son verip olayı Türkiye geneline yayan bir değerlendirme olsun.

Ben, anketlerden sadece En İyi Tiyatro Oyunu kategorisine baktım ve içlerinde bir tanecik Ankara kökenli oyun olduğunu gördüm. Bu kategorideki oyunların kimler tarafından ne kriterler altında belirlendiğini merak etmedim değil. Çünkü bir an seçici kurul sadece bu oyunu izlemiş veya 3 yıldır kapalı gişe devam ettiği için sadece onu almış gibi geldi. Halbuki Ankara'da kapalı gişe olan çok oyun var; mesela, Nazım Hikmet'in "Memleketimden İnsan Manzaraları"ndan Onbir Tablo isimli oyun (ki eser 2010-2011 Sanat Kurumu Seçici Kurul Özel Ödülü ve 2010-2011 Sanat Kurumu En İyi Müzik Ödülü sahibi), Kontrbas isimli oyun (Oda Tiyatrosu'nda oynanan esere bir kez zorla yer bulup gidebildim tadı damağımda kaldı ama sanmam ki bir ikinci şansım olsun) veya Genç Osman (ben tesadüfen yer bulup gittim ama bir arkadaşım için bir aya yakın zamandır bilet arıyoruz ama mümkün değil bulamıyoruz, dün satışa çıktığında sabah 09:19 itibariyle sadece bir kişilik boş yer vardı)....Liste böyle uzar gider. Bunlar benim bildiğim eserler ve durumları. Bunu Anadolu'nun geneline yaysak ve mevcut devlet tiyatrolarını/özel tiyatroları düşünsek eminim ki oralardan da arkadaşlar ses verecektir.

Benimki sanatın tekelde değil de genelde durmasına dair bir görüş. Belki biraz "hemşehrilik" yapıyorum ama Ankara'da yaşıyorum ve burada da güzel bir şeyler olduğunu görüyorum. Kendi adıma, nüfusun küçük bir bölümünü içeren İstanbul'un baz alınarak ülke geneli için karar verilmesini hiç de mantıklı bulmuyorum.

Bu düşünceler ile dün anketi görünce önce hiç izlemediğim halde Bir Delinin Hatıra Defteri'ne oy verdim. Bana ne, Ankara'dan kazanan biri olsun! Sonra "Diğer" seçeneğini görüp, bu kez gerçekten bu sene en beğendiğim ve keyif aldığım oyun olan "Kontrbas" a oy vermek için girdim, diğer seçeneğine "Kontrbas (Ankara DT)" yazdım. Madem ki genel listeyi oluşturanlar rahatlıkla fikir beyan edebiliyorlar, eh o zaman bu gariban kulunuzda fikrini beyan etsin değil mi? Bununla da yetinmedim ve yaptığımı hem iş arkadaşlarımla hem de bir sosyal paylaşım sitesinde sayın Olcay Kavuzlu'nun sayfasında paylaştım. Ben demiyorum ki siz de illah ve de sadece bu oyunlara oy verin. Ben diyorum ki, susmayın sizde fikrinizi beyan edin!

Sonuç olarak:

Bunu yapan bir kişi bile olsam...aman olsun, tek başıma farkındalık yaratmış olurum. :)

Hiç yorum yok: