18 Şubat 2011

İstanbul Hatırası


İstanbul'a bakıyorduk denizden. Kral Byzas'ın efsanevi ülkesine, Konstantin'in imparatorluk başkentine, II. Teodosius'un taştan bir gerdanlığı andıran surlarına, Jüstinyen'in benzersiz Ayasofya'sına, Fatih'in cihanı yönettiği Topkapı Sarayı'na, Kanuni'nin muhteşem Süleymaniyesi'ne...Hükümdarlara bakıyorduk, büyük komutanlara bakıyorduk, soylu vatandaşlara, kölelere, devşirmelere...Kadınlara bakıyorduk...Pulheriya'ya, Teodora'ya, Hürrem Sultan'a...Kahramanlığa bakıyorduk, korkaklığa, yaratıcılığa, yıkıcılığa, zekaya, aptallığa, şefkate, acımasızlığa...Bir şehrin görüntüsünde bütün bir insanlığın serüvenine bakıyorduk denizden.

İstanbul'a bakıyorduk denizden...Forumlara, sütunlara, heykellere, tanrılara, tapınaklara, kiliselere, camilere, saraylara, kasırlara, sarnıçlara, çeşmelere, sebillere, türbelere, medreselere, aşevlerine, kayıkhanelere, iskelelere, istasyonlara, üniversitelere, yalılara, konaklara, unutulmuş ahşap evlere, çürüyen kagir binalara...Kıyıya inen dar patikalara, geniş bulvarlara, binaların kuşattığı çocuk parklarına...Ve aklıyla,  emeğiyle, inceliğiyle bu şehri kuran ustalara...Ustaların ustasına Mimar Sinan'a... (s. 560-561)

Başkomiser Nevzat'ın sevdiği kadın ve iki yakın çocukluk arkadaşı ile dolu hayatı, her zamanki iş meseleleri ile geçip gitmekteydi.

Genç yardımcıları ile birlikte cinayet mahalline gittiğinde rutinine başladığını düşünürken, seri cinayetlere dönen olaylar döngüsü ile sonuç hiç ummadığı (ve okuyucununda ummadığı) bir yerlere varacaktı.

Zencefil'ciğimden ödünç aldığım, İstanbul üzerine yazılmış en güzel, en sürükleyici ve en etkileyici kitaplardan birini az önce bitirdim.
 
Romanda en sevdiğim şeyler ustalıkla hazırlanmış kurgusu ve zekice düşünülmüş sonundan çok, okurken insana tarihi/müzeciliği/mimariyi öğretmesi ve sahip çıkmayı/kıymet bilmeyi hatırlatmasıydı. Okurken sıkmayan anlatımı ve duygusal dialogları ile çok hoşuma giden bir kitap oldu.
Henüz okumayanlar varsa kısa zamanda başlasınlar derim. :)

9 yorum:

KuMbaRaMdaKi KeLiMeLeR dedi ki...

kitabın sonu çok şaşırtmıştı beni. hiç beklemiyordum katillerin bu kadar yakınlarda olduğunu...

Damak Tadı dedi ki...

Öperim ben canımı..))

Özgen dedi ki...

Merhaba bu kitabı yeni bitirdim ve bayıldım.Çok zekice yazılmış herkesin okuması lazım diyorum sevgiler...

Sevgi Küçük dedi ki...

Sevgili Kumbaramdaki Kelimeler, bende ortasını geçtikten sonra önce bir gruptan şüphelendim. Sonra "Acaba..."diyip katillerden şüphelenmeye başladım. :)
Son ana kadar heyecanla okudum.
Çok güzeldi çok beğendim.

Sevgi Küçük dedi ki...

Bende öptüm ablam :)

Sevgi Küçük dedi ki...

Sevgili Özegen,
Sana katılıyorum. Mutlaka okunmalı.

Sabahattin Gencal dedi ki...

Merhaba,
Bir çalışmanız "Bloglardan Seçmeler"de yayınlandı.
Hayırlı günler dileğiyle.

Pastane'den dedi ki...

kesinlikle sana katılıyorum
çok güzel bir kitap,su gibi nasıl bittiğini anlamadım bile
sonuna şaşırdım ama bir ara aklıma gelmedi değil
ben Ahmet Ümit'in diğer kitaplarını da aynı keyifle okudum herkese tavsiye ederim

Sevgi Küçük dedi ki...

Hem yayınlama inceliğini gösterdiğiniz hem de bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim Sabahattin Bey.
Sevgiler