7 Ocak 2011

Şah ve Sultan


"...güzelin gözü cemaline kapalıdır; sevenin aşk aynası olmayınca kendi güzelliğinin mükemmelliğini temaşa edemez. İşte bu yüzden sevgili için her zaman bir seven gerekir ki sevgili kendi güzelliğini görebilsin, farkına varabilsin" (s. 301)


Kamber Can Taçlı'ya sevgiyi işte böyle anlatıyordu. Güzeller güzeli Taçlı'ya...o kadar seveni olduğu halde hiç biri ile olamayan, hiç birinde sevgili olmanın ne demek olduğunu yaşayamayan ve gariban göçüp giden Taçlı'ya.


Ya Şah ve Sultan'a ne demeli? Gerçekten iki farklı insan mı, yoksa aslında tek bir insan mı? İnsan düşünmeden edemiyor: Hükümdarlıkları olmasa iki can yoldaşı olabilirler miydi acaba?


Kitap, 1514 Çaldıran Savaşı öncesini ve sonrası üzerine güzel ve sürükleyici bir kurgu olmuş. 24 hesabı kah o an Sultan ne yapıyor, kah Şah nereye gitti kime ne dedi...Farklı yerlerde farklı olaylar anlatılmış ama birbirine çok güzel bağlanmış. Aradan geçen yıllar ise, konuda kopukluklar yaratmadan geçilmiş.


Sadece savaş ve hükümdarlar anlatılmamış; o hükümdarların yani Selimi Selim ile Hıtayi (ve sonra Hatai) İsmail'in dizelerinden bize seslenilmiş. Hükümdar olmadan öte insan olduklarını hatırlatılmış.


Kitapta bir de Hasan var, Cafer var, Can Hüseyin var ve tabii Aka Hasan var. Onların gözünden de olaylar anlatılmış. Acıları, umutları, hayalkırıklıkları ve sevinçleri anlatılmış.


Ama çoğunlukla sevmek üzerine,sevgi üzerine yazılmış kitap.


Ve bence çok doğru bir şey söylenmiş:


"Akıllı insan kendisine zarar verecek sevgiyi istemez." (s. 4)

2 yorum:

Swotpisces dedi ki...

ben de okudum ve beğendim, okumak isteyenlere tavsiye olunur. :)

Sevgi Küçük dedi ki...

:)
Yorumun için teşekkür ederim sevgili Swotpisces.
Sevgiler