8 Ocak 2011

D&R'a Hayır!

Başlık olarak ne diyeceğimi bilemedim çünkü şu an ne desem az! Hayatım boyunca ciddiyetten bu kadar uzak bir kurum daha görmedim.

Yıllar önce yaşadıklarımdan ders almamışım demek ki! Ama bu kez kararlıyım, bir daha D&R mı? Asla! Kendi kampanyamı başlattım artık: D&R' A HAYIR!

Ne oldu diyeceksiniz?

Ne olmuş olabilir....Hmmmm.....amaç sadece satış yapmaksa, müşteri memnuniyeti değilse herşey olabilir. Hem müşteri memnuniyetine ne gerek var? Nasıl olsa herkes koşa koşa D&R'a doluşuyor, bir kişi eksik olsa ne olacak ki?

Ankara'nın gözde ve nezih caddelerinden Tunalı Hilmi Caddesi'nde kat kat bina dikeceksin, her katta ayrı bir bölüm olacak, içi dolacak ve tüm katların hepsinde kasa olmasına rağmen sadece giriş katında kasalar (ki o da 2 tane!) çalışacak. Bu birinci madde.

Gelelim ikinci maddeye: Kuyruklar olacak ki insanlar uzun kuyruklarda uzun zaman harcayacak, ellerinde ürünler beklerken sağa sola bakacaklar, baktıklarında yeni şeyler görecekler ve gördükçe de ellerine alacaklar...Ohhh ne ala! Süpermarket mantığı ile "sanat" satacaksın.

Üçüncü madde: Çalıştırdığın elemanları eğitim vererek daha kalifiye hale getirmeyeceksin. Gereksiz masraf! Eleman ne kadar az şey bilir ve ne kadar çok çalışırsa o kadar iyi! Böylece kasada sırası gelen müşteri ile ilgili işlem çalışanın bildiği bir işlem değilse müşteri uzun kuyrukta geçirdiği zamana biraz daha ekleme yapacak, etrafla ve mağaza ile daha da kaynaşacak! Ne güzel, ne kadar insani!!

İş kuracak ve isim yaratacaklara bu yöntemleri öneririm!

Gelelim ben ne yaşadım:

Aslında D&R'da yaşadıklarımı daha önce yazmıştım. Ama akıllanmamışım ki kırk yılda bir de olsa yolum düşerse bir şeyler baktım. Kitap almadım ama bir iki kez cd aldım.

Yeni yılda da canım kardeşlerim güzel bir jest ile bana D&R'dan hediye çeki hediye ettiler. Bende bugün (az önce) Tunalı D&R'a gidip hediye çekimle Mesnevi'yi ve Zeki Müren cdsi almaya, üzerini de gerekirse cebimden tamamlamaya karar verdim. Neden mağazaya gittim? Hediye kartları kredi kartı gibi olsa ve üzerinde 16 haneli rakamlar olsa da netten kullanıma kapalı. E tabii, netten indirimli alma imkanı tanımak olmaz!
Tabii her zaman olduğu gibi sadece giriş katındaki kasalar çalıştığı için sıraya girdim. Bekledim...Bekledim...İlerledim...Bekledim...Bekledim...İlerledim....Uzun lafın kısası, nihayet sıra bana geldi. Bu arada ev halkı işlemleri tamamlamam için beni bekliyordu. Kasada elimdekileri uzattım, kartımı uzattım. Ama o da ne? Kartım kullanıma açık değil. Hadi iyi niyetli olalım; yılbaşı dönemi kalabalıktı çalışanlar yoğundu. İnsanlık hali, olabilir unutulmuş. (Ama bu yanlış bir niyet olmuş, sonradan öğrendim)

Kasadaki görevli kartı açmayı bilmediği için bir sürü yere telefon açıyor ama gelin görün ki koca mağazada bilen kişilere ulaşamıyor. En sonunda üst yetkiliye ulaşıyor ama, malum yönetici kaprisi, kişi gelmiyor görevli ona gidiyor! Peki bu arada bana ne deniyor: Sizi biraz bekleteceğiz!

"Biraz bekletmek mi?" diyorum, "şaka yapıyorsunuz herhalde! Zaten uzun bir kuyrukta beklemişim, daha ne kadar bekleyeceğim". Bekleme süremin sadece 2 dakika (?)olacağını öğreniyorum. o görevli gidiyor, kasada yığılma olmaması için başka bir görevli geliyor. Kasa ilerliyor, ben bekliyorum ve dayanamayıp soruyorum: Bu kartlar sonradan mı açılıyor?

Öğreniyorum ki satış sırasında açılması gerekliymiş.

O zaman iyi niyetimize geri dönelim: Demek ki satış yapan yoğunluktan değil işi bilmediği için açamamış!

Bana cevap veren görevli dönüp "Siz nereden almıştınız kartınızı?" diye sorduğunda ise artık beklemekten bunalmış halde kızgınlığımı belli ediyorum: "Sizce hediye kartını kendime ben almış olabilir miyim?? Nasıl bilirim ki nerden alındığını???"

İçimden sabır duaları ediyorum ama bu arada yüksek şahsiyet, büyük yönetici kasaya telefon açıp yanına gitmek üzere ayrılan görevliyi soruyor!!! Nasıl yaaaa, diye resmen bön bön bakıyorum ve diyorum ki "Çağırın arkadaşınızı, vazgeçtim"

Görevli çağırmadan ("çağıramadan" değil "çağırmadan", çünkü lütfedip çağırmadı) kayıp görevli geliyor. Ama bu kez de kasada işlemler devam ettiği için diğer müşteriyi beklemem gerektiğini farkediyoruz.

İşte o an bende kayış kopuyor; "Verin kartı, istemiyorum kalsın! Bu kadar ciddiyetsiz bir kurum görmedim ben ya!"

Sinirle ve hışımla çıkıyorum. Aileme mahcubum, uzun süre bekletmişim. Kızgınım, onca beklememe rağmen elim boş çıkmışım.

Kararlıyım; yarın kartı götürüp bedelini alacağım! Bir daha da D&R mı? Yok artık, daha neler!

D&R'A HAYIR!

4 yorum:

Swotpisces dedi ki...

şikayetvar sitesine uğrayıp şikayet edin , gerçekten çok sinir bozucu.

Sevgi Küçük dedi ki...

Sevgili Swotpisces, orayada şikayet edeceğim. Ama biraz bekleyeceğim. Çünkü bloga yazdıktan sonra kuruma mail attım. Bakalım lütfedip en azından bir özür dileyecekler mi? Aslında ne yapsaklar boş....
Bugün elemanlar yaşadıklarım için özür dahi dilemedi, ama onların suçu yok. O kalabalıkta kime ne yapsınlar ki? Düşünmesi gereken kurum yetkilileri, çalışanlar değil.
Onlardan bir tepki gelmezse tüm sosyal medya kaynaklarını kullanacağım.

umutluhayat dedi ki...

tunalıdaki mağazada ne kadar gösterişli ama demekki sorunluymuş.ben o mağazadan daha önce alışveriş yapmadım,ama diğer mağazalarından yaparım hep.bundan sonra dikkat edelim.sevgiler.

Sevgi Küçük dedi ki...

Sevgili Umutluhayat, onca kat ve onca kasaya rağmen tek katta kasanın çalışması özellikle hafta sonlarında hem müşteriler hem de çalışanlar için sorun oluyor.Bir de benim yaşadığım sorunlar gibi şeyler var tabii. :(