27 Mayıs 2010

Ööö


Aslında "Örövizyon" hakkında yazmam ve şu an heyecanla ekran karşısında bekliyor olmam gerekirdi.

Ancak...

Gremlinlerin varlığını öğrendiğimden beri Öööğğrovizyon ilgimi çekmez oldu, bu bir.

İkincisi, itiraf ediyorum ki şarkıyı beğenmedim.(Bir "öğğ" de ona derdim ama zevkler ve renkler tartışılmaz olduğundan susuyorum)

Üçüncüsü, yarışmada politikanın etkin olduğunu bilirdim de bu seneki kadar gözümüze sokulduğunu hiç görmemiştim. Eva Teyze kayısı ağacı dikecekmiş öyle mi?

Dördüncüsü, bu akşam Aşk-ı Memnu'nun yanı sıra Kurtlar Vadisi var. Bir de bir şey daha vardı ya neydi? Aman önemli değil, o hariç herşeyi izliycem işte!

Özetle:

Örövizyon mu? Hıhhh! İşim olmasss

23 Mayıs 2010

Pazar Keyfi


Güne erken başlamak,

Fırından tazecik ekmek ve bakkaldan günlük gazete yığınını almak,

Kahvaltı için ekmek arasında booool yeşillikle ton balıklı sandviç yapmak,

Sütlü kahve ile kahvaltıyı tamamlamak,

Çizgi film izlemek,

TV üzerinde cikleyerek volta atan ve ara ara diklenip çemkiren Ege'yi tebessümle izlemek,

Koltukta yayılıp gazete sayfalarının arasında kaybolmak,

Çalan telefonlara mayışık mayışık cevap vermek,

Kitap okumak,

Ev işlerini halletmek,

Ertelenen işleri halletmek,

Eşyaları keyfe göre yeniden düzenlemek,

Meyve salatasının tadına varmak,

Bulutlu gökyüzüne aldırmadan günün güzelliğini yaşamak,

Yağan yağmura rağmen balkonda oturmak,

Okunacak kitapları tespit etmek ama dağ gibi olmalarına gülümseyebilmek,

Eş dostla yazışmak-telefonlaşmak-gezmek tozmak,

Alışveriş merkezlerine gitmek yerine cadde boyunca dolaşıp vitrinlere bakmak,

Ege'yle saklambaç oynamak,

Çizgi film izlemek (tekrar tekrar),

İzleme listesindeki filmlere bakmak,

Evdeki kitap yığınına yeni bir tane kitap eklemek,

Boş boş evde oturmak.....


Pazar günlerini çooook ama çooook seviyorum! :)


Not: Kullanılan fotograf buradan alınmıştır.

22 Mayıs 2010

41 Kere Maşallah (2)


Saat 11.25.

Uzun zamandır görmediğim kabusu görüyorum: Sofya'dayım, dönmeye çalışıyorum, eşyaları kutulamam lazım, kargo firmasına ulaşamıyorum, eşyalarımı bırakmak istemiyorum, Türkiye'den birilerine ulaşmaya çalışıyorum....Görüntüler ve duygular Nazi Almanyası'nı anlatan filmlerden farksız. Korku...Belirsizlik...Yalnızlık...Ve yine korku..Sevilenler için endişe....

Bir anda gözlerimi açıyorum. Saat 11.25. Şaşırıyorum; ben bu kadar uyumam ki?!

Saat 9 gibi uyandığımı ve gayet bilinçli/uyanık olduğumu hatırlıyorum. Sonra ne olduysa tekrar uykuya dalmışım ve kabus görmüşüm.

*****

Bu satırları okuyunca güne gergin, tedirgin, belki sinirli başladığımı hayal etmişsinizdir. Ama hayır! :)

Saatin 11.25 olduğunu farkedince "beş dakika daha" diyerek 11.35'e kadar uyumaya devam ettim. Gördüğüm kabusa ve hayatımdaki kabuslara/yorgunluklara/gerilimlere inat güne yüzümde kocaman bir gülümseme ile "İyi ki doğdunnnnnn" diyerek başladım. Çünkü bugün O'nun doğumgünü. İyi ki doğmuşsun, iyi ki hayatımdasın!

Ege bile daha bir coşkulu bugün. Cıvıl cıvıl ötüyor.

Biz seni çok seviyoruz. Hem de çooook....

Pöööhhh! Kabus neymiş? Düşman neymiş? Art niyetliler kimmiş? Haaa haaayyttt! Yolarım ben hepsini!!!

Çünkü biz bugün çok mutluyuz.


Not: Bak, tuşlara tıkırdayarak seni anlattıkça Ege ciikleyip duruyor. Çok özlemiş seni. Benden söylemesi. :)

Not 2: Kullanılan fotograf netten alınmıştır.

41 Kere Maşallah


20 Mayıs 2010

Suç


Size yaşamı değil ölümü layık görmek...


Not: Kullanılan fotograf buradan alınmıştır.

16 Mayıs 2010

Yardımınıza İhtiyacım Var :)


Arkadaşlar bir konuda yardıma ihtiyacım var.

Kısmetse 3 Haziran akşamı ilginç ama oldukça keyifli bir yolculuğa çıkacağım. Detayları sonra yazacağım, sürpriz olsun. :)

Yol arkadaşlarım çok sevdiğim iki dostum, iki ablam. Aslında bana ablalıktan çok annelik yaparlar ve ne zaman neye ihtiyacım olsa hep yanımdadırlar. O yüzden de böyle gezilerde ya da pikniklerde bana kesinlikle bir şey yaptırmazlar çünkü kıyamazlar. İşin kötüsü bende her seferinde "Bir şey hazırlayacak mıyız?" ya da "Alınacak bir şey var mı?" sorularına aldığım "Yok hiç bir şey yapmayacağız. Oradan alırız" ya da "Ay yok diyetteyiz zaten bir şey yemeyiz" gibi cevaplara inanıp onların eli kolu dolu gelmesi ile mahçup olurum. Diyorum ya kıyamıyorlar bana. Her ikisininde ilk çocuğuyum ben! :D

Ama bu kez bu tuzağa düşmeyeceğim. Daha doğrusu düşmüş gibi yapıp sessiz ve derinden hareket edeceğim. Muhtemelen onlar poğaça, kurabiye tarzı bir şeyler hazırlayacaklar. Meyveler, kuruyemişler gırla olacak. Bende öyle bir şey yapmalıyım ki klasiklerden farklı olsun. Böylece ortaya farklı bir şey koyabilmiş olayım.

Bana önereceğiniz, yenilinceye kadar bozulmayacak (gezi 3 günlük ama biraz dolanacağız, gerçi dağ tarafı filan ama olsun. Nereye gidiyorum diye iyice meraklandınız değil mi?), klasik pasta-börek dışında bir şeyler olabilir mi? Aslında gönlümden geçen şöyle sizlerin yaptığı gibi sunumu da tadı gibi göz dolduran bir şeyler ama ne yapacağım bilemedim.

Ben olsam şunu yapardım diyen herkesten yorum / e-posta bekliyorum.

Yardımınızla bu kez onları şaşırtacağım inşaallaaahhh :D


Not: Berroş, olur da bu yazıyı okursan diye sana özel not yazıyorum. Her ne kadar tarif ettiğim kişiler size çook benzese ve biz o tarihlerde yolculuğa çıkıyor olsak da yazıda bahsi geçen kişiler tamamen hayal ürünü!! :D

9 Mayıs 2010

Anne


Canım Egem yorgunlukta koltukta uyuyup kalan annesini sabah 7'de cik ciklere ve öpücüklere boğarak uyandırdı. Günümü kutlamak içinde etrafımda heyecanla dolaşıyor, ötüyor, şirinlikler yapıyor... Bugünü seviyorum.
Hepinizin anneler günü kutlu olsun. :)

Beklenen


Sevgi nerede?

Kendisi en son Eskişehir'de görülmüş.
Detaylar...Azzz sonra..... :D

1 Mayıs 2010

Evlat

.......Ne yazsam bilmiyorum. Aslında bir dolu şey yazacaktım. Ama erkenden evden çıkıp ancak akşam saatlerinde döndüğüm için yine bir çok eve düşen acı haberi yeni aldım.

Aklımdaki her şey uçup gitti.

İçim sızladı. Öyle bomboş baktım ekrana. Hepsinin ruhu şad olsun.

Son zamanlarda bedelli askerlik konuşuluyor ya, düşündüm ve bende bu konuda bir şey söylemek istedim. Deniyor ki bir çok vatan evladı gidip en değerli ve verimli zamanını orada geçiriyor. Doğru aslında. Bu büyük bir adaletsizlik. Çünkü bende vatan evladıyım. Ben neden bunu yaşamıyorum? Hani her olayda ülkeler örnek gösterilir ya, bence burada da İsrail örnek alınsın. Orada kadın erkek herkes askerlik yapıyor. Değil mi ki ortada bir haksızlık var, değil mi ki ülke örneği var...

O zaman bende Erkin Koray gibi "Kızları da alın askere" diyorum! Vatana borcumuzu seve seve öderiz.