24 Kasım 2010

Mır mıırrr mırrrrr....


Mırıldanmıyorum, söyleniyorum!

Herkese merhabalar.

Aslında 2 hafta netten ve tüm teknolojiden uzakta, sessiz ve sakin bir tatil planlamıştık. Biliyorsunuz.

Ancak, dün gelen "Senin görevin Jim, araştırma yapıp bize destek olmak. Görevi kabul edersen...." telefonu ile en yakın internete yönlendirildim.

Tamam, yalan söyleyemeyeceğim; söylenerek gitmediğim gibi "ay tabii hemen" diye hevesle koşmuş olabilirim. Fekat tatilde olmam nedeniyle ruh sağlığım "a haa haaaa...hayat ne kaddarrr güzelll...kuşlar böcekler...."şeklinde pespembe olduğu için telefona verdiğim mutlu tepki yasal olarak geçerli sayılamaz!!!

Offf...Tamamm...Ben işkoliğim ve telefon gelip de "eski ekibi topluyoruz" denilince keyifle teknoloji başına koştum.

Koşunca da başından kalkamadım gördüğünüz gibi.

Bu yüzden sizlerle erken kavuşmuş olduk, umarım beni özlemişsinizdir. :)

Tatilimiz nasıl geçiyor, neler yaptık, kimleri gördük vs vs....azzzz sonra!

(Tabii ki bu kısımları anlatmayacağım. Boş yere beklemeyin.) :)

Hadi görüşürüz.

Birazdan size "Bir kitap nasıl yarım bırakılır" başlıklı eserimden bahsediiciimm.


Not: Kullanılan görsel netten alınmıştır.

Hiç yorum yok: