23 Ekim 2010

Şaşkın



Çalan saatin sesine saat 8.30' da uyanıyorum. Aman Tanrım!! 8.30 mu??? O an aklımdan "Patronu aramalıyım! Hay Allah'ım nasıl uyudum ben böyle??Servis arkadaşımı mı arasam? Yok, servis şoförünü arayayım." cümleleri ardarda geçiveriyor ve son kararımı hızla uyguluyorum. Servis şoförünün numarasını bulup çevirdiğim sırada nasıl yetişeceğimi planlamaya çalışıyorum, şoförün numarası çalıyor ve..ve o an telefonu kapatıyorum! Lanet olsun, bugün cumartesi!

Tüm haftayı fazla mesailerle geçirip, perşembe günü "Neee? Bugün perşembe mi? Salı değil mi yahu?" demişken, cuma sabah güne sabah 4.16 itibariyle başlayıp gece 2.13 itibariyle nokta koymuş üstelik o sürenin 18 saate yakın zamanını çalışarak geçirdikten sonra bu sabahı tatil günü olarak algılayamamam gayet doğal.

Elbette pazartesi günü servis şoförü "Sevgi Hanım, cumartesi günü karıştırdınız herhalde" diyecek ama ben "Ay yok yanlışlıkla sizin numaranızı aradım" diyerek beni mahçup etmesine izin vermeyeceğim. ;)



Yoğun günler geçiriyorum ve görünen o ki daha da yoğunlaşacak. O kadar ki geçen cuma dolgum düşmüştü, pazartesi dişçiye gittim, dişçi acilen ortodontiye gitmem gerektiğini söyledi, perşembe gecesi dişimin parçaları ağzıma gelmeye başladı, cuma günü iş toplantısı sırasında arada hala kırılmaya devam eden dişin parçalarını yutmamaya çalışıyordum ve kısmetse haftaya zaman bulup dişçiye gideceğim.

Bugün ve yarınsa eve iş getirmenin haklı gururunu yaşayacağım. Özetle, gururla ve mutlulukla çalışacağım!

Okurken yoruldunuz değil mi?

Yorulmayın. Daha yeni başlıyoruz. :)

Hepinize keyifli haftasonları. Benim içinde dinlenin.

Not:Kullanılan görseller netten alınmıştır.

2 yorum:

verago dedi ki...

ne kadar çalışkansınız.. ama sağlığa dikkat edin, dinlenmeye vakit ayırın, geçmiş olsun.

iyi haftasonları..

Sevgi Küçük dedi ki...

Sevgili Verago, yorumun için çok teşekkür ederim. Benimki dönemsel bir yorgunluk. Yakında geçer.Bol bol dinlenirim. :)
Çok sevgiler