12 Haziran 2010

Titanların Savaşı









Ne yazacağımı bilemiyorum.


İzlediğim en kötü film değilse de en kötülerden biri.


Filmin konusu Yunan mitolojisi olunca insanın ilgisini çekiyor ama konu hızlandırılmış olarak filme çekilince çok manasız ve itici olmuş.


Bir anda sudan bir tabut yükseliyor. (El işçiliği gerçekten çok güzel bir tabut yalnız. Aynı tipte takı sandığı yapılabilir, ilgilenenlere duyurulur)


İçinden bir kadın cesedi ile yeni doğmuş bir bebek çıkıyor ki hayatta. Bunu bir balıkçı buluyor ve teknesine alıyor. Ardından bir anda bebek 12 yaşlarında bir çocuğa dönüyor. Hadi diyoruz öyle olsun. Aralarında bir konuşma geçiyor ve ekrana 12 yıl sonra yazısı geliyor?! E kardeşim demin neden yazmadınız? Neyse diyip izlemeye devam ediyoruz.


Sonrasında olaylar takip edemeyeceğimiz bir hızda gelişiyor ve öğreniyoruz ki o bebek Zeus' un oğluymuş ve de bu nedenle yarı Tanrı imiş. Hadi ona da tamam. Sonra bu arkadaşımız ulvi bir görevle Tanrılara karşı savaşa çıkıyor.


İşte en saçma kısımlardan biri de burada: Beyefendi kapris yapıp "Yok efendim ben Tanrı değil insanım! Bana ne, ben onların bana bahşettiği yetenekleri kullanmam" diyerek tavır yapıyor veeee kendisine eşlik eden herkes bu kapris yüzünden salakça ölümlere mazur kalıyor. Bu arada biz yan rollerin hepsinin aynı anda mefta olduğunu da bu filmde görüp afallıyoruz.


Sonra ne oluyor derseniz; bizim kapris abi "aaa! ivet anladım. bu böytle olmuyormuş, dur o zaman kapristen vazgeçeyim" diyerek Kuzuların reisi haline dönüyor. Ve biz o andan itibaren "yorumlarda beğenmeyerek az yazmışlar be kardeşim!" diyoruz.


Diğer eleştirilerime gelince:


- Cinler çok sevimliydi. Hatta filmin en gerçekçi karakterleriydi! keşke daha çok rolleri olsaydı.

- Medussa o cini nasıl öldürdü ve öldürürken neden afalladı, keşke daha açık anlatılsaydı.

- Kahin kız kardeşlerin kehaneti doğru çıkmadı ama neden anlamadık. Gerçi biz sıkıntıdan doğru çıksa da ölse gitse diye çok dua ettik ama...

- Yardımcı roldeki bir amcanın "(ölmüş) kızımı yakında göreceğimi hissediyorum" dedikten sonra ölmesi amanda ne şaşırtıcı bir durum oldu!

- Aynı amcanın ölürken yüzündeki ifade ise ciddi söylüyorum filmin en iyi ve en yaratıcı sahnelerinden biriydi.

- Film boyunca en ufak bir öpüşme sahnesi olmamasını ise çok takdir ettik. Ve hemen ders çıkardık: Hep söyleniriz ama bir filmde aşk yoksa işte yokmuş anacım!

- Keşke Zeus' u sadece parıltılı alüminyum folyodan ibaret bir amca gibi göstermeselerdi. Halbuki Tanrıların buluştuğu anlarda yeryüzünün ayakları altında halı gibi serilmiş olması çok güzel olmuştu.

- E filmin başında Poseidon'dan o kadar bahsedildi de kendini görmek kısmet olmadı. Yönetmene şirinlik yapmamış herhalde!!

- Zeus'un yeryüzünden ayrılışı ve Hades'in yeryüzüne gelişi çok güzel sahnelerdi. Bir an toplantılara öyle katılıp öyle ayrıldığımızı hayal ettik...Çok keyifli olurdu çoook!! :)

- Filmin başında ne olduğunu anlamadığımız gibi sonunda da anlamadık. Allah'tan yönetici yaratıcı adammış da isimler akmaya başlayınca "oh çok şükür" dedik.


Kişisel fikrim: Aman uzak durun!


Gelecek seans: Iron Man 2 (Gerçi birde ne oldu bilmiyorum ama olsun)



Not: Kullanılan fotograflar netten alınmıştır.

2 yorum:

birdutmasali dedi ki...

merhabalar sevgiciğimm :)))
vallahi bende film milm hakgetire :))
aylardır verdiğim mücadele malumun canım..
ama yinede fikir edindirdiğin için teşekkürler
sevgilerrrrrrr

Sevgi Küçük dedi ki...

Canım geri gelmene çok sevindim. Yeni yaşın tekrar tekrar kutlu olsun. Çok sevgiler