19 Mart 2010

İçten


Bu kadar mı içten hapşırır bir insan? Bu kadar mı yürekten, bu kadar mı dolu dolu?

Ben hapşırırken sarsılıyorum o ayrı da Egeciğim yazık sesten ürküp tüneğinden düşecekti!! :)

Yanımda bir rulo tuvalet kağıdı (Lilly Bio-hastayken bile çevreye bir faydamız olsun değil mi?) durmadan hapşırıp durmadan burnumu siliyorum.

Tüm gün yatıyorum çünkü dedikleri gibi dinlenmeden geçmiyor, artı azıcık hareketlendiğimde bile yoruluveriyorum hemencecik.

Ama bu hastalığın en güzel kısmı sessiz sessiz oturan Egemin benim her hapşırığımdan sonra bir "cikk" demesi. O cikledikçe ben "sende gör" diyorum. :)

Ana oğul gayet güzel anlaşıyoruz. Ama ona da bulaşacak diye korktum bir ara. Hep kuşlardan mı bize bulaşacak?

İşte geldi bilgisayarın başına, anladı herhalde kendisinden bahsettiğimizi. Ne de tatlı ötüyor bir duysanız.

BHA' dan sonra en büyük aşkım o sanırım. :)

5 yorum:

Zehra Gürgen dedi ki...

Ah canım benim çok geçmiş olsun.Bizde aynen hastayız ailece.Doktor sıralama yaptı.
En kötü durumda olan benmişim, sonra Derin en sonda kocam..
acil şifalar hepimize..

asyaselda dedi ki...

canım benim çok geçmiş olsun al bendende sanakocaman bir hapşurukkkkk:)

Sevgi Küçük dedi ki...

Zehracığım sizlerede büyük geçmişler olsun. İnan çok üzüldüm. :(
Bu ara salgın diyorum ya, aman ne olur dikkat edin kendinize.
Çok öpüyorum

Sevgi Küçük dedi ki...

Seldacığım çok sağol.Bende hapşırığını görüyorum ve de artırıyorum: happpşuuuuuu! fırrrkkk...
:)
ama sadece sana hapşırdım,kankamı konuya dahil etme! :D
çok öptüm sizi en hapşırıklısından

Sevgi Küçük dedi ki...

Seldacığım çok sağol.Bende hapşırığını görüyorum ve de artırıyorum: happpşuuuuuu! fırrrkkk...
:)
ama sadece sana hapşırdım,kankamı konuya dahil etme! :D
çok öptüm sizi en hapşırıklısından