22 Ocak 2010

Korku Vadisi


Geçen hafta listemdeki kitaplardan birini daha bitirdim.

Yazan Sir Arthur Conan Doyle olunca konusunu tahmin etmişsinizdir. Hey gidinin şarlok holms amcası heeeyyy...Ne heyecanla izlerdik dizilerini / filmlerini. Kitabı sipariş verdiğimde yeni bir Sherlock Holmes' un çekildiğini bilmiyordum. Çekilmiş ve hatta gösterimlerde imiş. (Bu aralar dış dünya ile bağlantım bu kadar işte!!)

Kitabı aldım ve okumaya başladım. Kahramanımız oldukça ilginç bir vaka için (sanki normal vakalara bakıyorda!!) şehir dışına çağrılır. Malikane sahibi bir beyefendi çok vahşi bir şekilde öldürülür. Genç karısı ve genç ortağı baş şüphelilerdir. İkisininde gençlikleri olaya bir Behlül-Bihter havası katsa da tabii ki onlar daha edepli insanlardır!! :D
Ve tabii ünlü dedektifimiz sadece polis müdürüne değil bizlere de işaretleri okumayı ve olayı nasıl çözeceğimizi gösterir.

Kısaca alışılagelmiş bir macera olsa da aslında oldukça sürükleyiciydi. İşin kötüsü ben dizi film olarak da izlediğimi sayfalar ilerledikçe hatırladım. Ama gene de zevkle okudum.

Ancakdiziden farklı olarak hikaye 3 bölümden oluşuyordu. Ana hikaye benim bildiğim ve izlediğim hikayeydi. İkinci bölüm ise ana olaydaki kahramanın geçmişi ile ilgiliydi ki bu kısım kitabı çok daha cazip hale getirdi. Son kısım sonra neler olduğunu özetliyordu.

Kitabı elime aldığımda dedektifimiz gelecek olay sürecek sürecek süreeecekkk ve çözülecek sanmıştım. Ama böyle farklı olaylar olunca üstelik bu olaylar birbiriyle bir güzel bağlanınca (Goncamın deyişi ile:) "Pek bir hoşuma gittin sen!" dedim kitaba. :)

Eski günleri yaddetmek, gündemin boğuculuğundan uzaklaşmak isteyenlere, ipuçlarını bulabilir miyim olayı herkesten önce çözebilir miyim diyenlere ve kitap okumayı sevenlere okuyun diyorum.

Hiç yorum yok: