6 Aralık 2009

Pazar Keyfi


Şimdi yazacaklarıma sanırım bayanların büyük çoğunluğu katılacaktır.

Diyelim ki günleriniz koşturmaca ile geçti. İş bir yandan, gelen giden bir yandan, çoluk çocuk bir yandan...Ev temizlik, çamaşırlar yıkanmak, yıkananlar ütülenmek ister...

Sizse ayaklarınızı uzatıp "ıssız" ve tertemiz bir evde, elinizde kahveniz/çayınız/bitki çayınız gazetelere göz atmak ve sevdiğiniz sanatçının namelerini dinlemek istersiniz.

Ayıptır söylemesi şu an ben bunu "istemek" ten "yapmak"a dönüştürdüm.

Misafir yoğunluğumuz azalmadı, arttı. Allah eksikliklerini vermesin, kesinlikle şikayetçi değilim. Aslına bakarsanız geç saatte yorgun argın evede gelsem de bir şeyler hazırlayıp ertesi gün övgüleri almak, tam bir Türk misafirperverliği ile onları ağırlamak çoook hoşuma gidiyor. :)
Cuma günü Sofya'dan kardeşlerimeden Ali'nin Türkiye'ye ve hatta Ankara'ya geldiğini, üstelik bu ziyaretin 7 aylık bir eğitim olduğunu öğrenip çok mutlu oldum. Ama bu haftasonu önceden ayarlanmış işlerim olduğu için henüz onunla görüşemedim. Neyse, daha burada nasıl olsa. "Pianitse" ile doya doya görüşebileceğim. (Tırnak içindeki ifadenin espirisini sen anlarsın Vijim!)

Bugünse misafirlerim misafirliğe gitti. Bende gitmek istiyordum ama baktım ki enerjim son çizgide ve şarj olmazsam hafta içi dağılmış olacağım. E işte yoğun, dağılacak vaktim yok. O yüzden bende sabah onları yolcu edip gazetelerimi aldım geldim ve uzun bir aradan sonra kahve içerek gazetelerimi okumaya başladım. Müziğimi de açtım, Ege'de eşlik ediyor. Anlayacağınız oğluşumla ben pazar keyfi yapıyoruz.

Ne diyeyim, darısı sizlerin başına olsun.

Hiç yorum yok: