30 Kasım 2009

Olimpiyat


Her yanlarım ağrıyor.

Bu nasıl bir şeyse herkeste aynı sıkıntılar var. Az önce bir arkadaşımla konuştum, o da benim gibi almış eline tarçın zencefil karışımını içip duruyormuş.

Bu halde adım atacak gücüm yok. Tuşlara basmak bile ne kadar zormuş.

İnsan hastayken yürümek, merdiven çıkmak, merdiven olmayan yerde binbir güçlükle tırmanmak, bir şey taşımak vs ne kadar zor oluyor değil mi?

Ya bu geçici değil de kalıcı olsa?

Mesela engelli olsanız?

Yürürken kaç kere aklınıza geliyor onlar? Zorlukla çıktığınız merdivende siz bunu hissederken onlar ne yapıyor diyor musunuz? Ya da itiş tıkış bindiğiniz otobüste onlar nasıl biniyor diyor musunuz?

Peki siz dışardayken kaç tane engelliye rastlıyorsunuz? Bir? İki?

Türkiye'de 2008 yılında nüfusun % 13 e yakını engelli vatandaşlarımızdan oluşuyordu. Yaklaşık 9 milyon mu yapar bu rakam? Peki nerede bu vatandaşlarımız?

Herkes bu ara açılıyor ama bir onlar açılamıyor. Yıllarca uğraştılar ama kimseye seslerini duyuramadılar.

Bir kısmı belki hayata küstü bizim yüzümüzden. Onlara bırakın eşit haklar tanımayı, hiçbir hak tanımadık. Ne dışarı çıkabildiler sayemizde ne de işte çalışabildiler. Onları hep "masraf kapısı" olarak algıladık. Yolda tekerlekli sandalyede biri gidiyorsa "yolu tıkayan biri" idi o. Ya da bastonu ile tık tık vurarak gidiyorsa ve günlerden cumartesi ise, o kalabalıkta bastonuna takılıp tökezledik diye gene onları suçladık. En uygunu dilenmeleriydi...Ne kadar açaltmışız değil mi?

Halbuki AÇILIMI en çok onlar haketmiyorlar mı?

Hani derler ya "her sağlıklı insan bir engelli adayıdır", bunu unutmayın olur mu? Bu beden size sadece emanet. Bir an gelir emanetinizin tamamını ya da bir kısmını alıverirler elinizden.

Bir kısmını hayata küstürmeyi başarabildik ama bir kısmı dişli çıktı!

Televizyonda reklamlarını görüyorsunuzdur, paralimpik olimpiyatları var. Hayata sımsıkı tutunan, canla başla çalışan kardeşlerimiz onlar. Sizin benim yapamayacağımız şeyleri, eksikliklerini azimleri ve çalışkanlıkları ile kapatarak başarıyla yapıyorlar.

Umarım çok büyük başarılarla da elde edeceklerdir. :)

Deniz Hocamın attığı başlıkla son sözü söyleyeyim:


2 yorum:

öykü dedi ki...

Hala halsızlık var degıl mı
ben de oyleyım
ne bıcım bı hastalıkmıs bu boyle..
Bu arada soyeldıgın cumleye ben de katılıyorum
Engel yoktur tembel vardır
yapmayı dusunursek basaramaycagımız hıc bısey yoktur.

Sevgi Küçük dedi ki...

Öykücüğüm ne yazık ki biz çürük bir jenerasyonuz ama bizden sonrakiler daha beter. :(
umarım kısa zamanda iyileşiriz hepimiz. inan gücüm yok yerimden kalkacak. bir öksürüyorum ki sorma;yedi mahalle oynuyor.
kocaman öptüm seni