16 Kasım 2009

Nessebar'ı Gezmeye Devam

Size haftasonu sürprizim Eskişehir'e gidiş ve gelişimdi fekat kötü kader ağlarını ördü. Sabah uyandığımda sürünüyordum, ciğerlerimden gelen bir hırıltı ile öksürük "Acaba doktora mı gitsem" diye ilginç (?) bir fikri aklıma getirdi.Benim beklentim ilaç verip göndermesiydi ancak malum salgın nedeni ile hapşıranları ki bende dahil sepetleyip eve gönderiyorlarmış. Bende 5 gün oyun dışı kaldım. :(

Başlar başlamaz böyle bir şey canımı sıktı ama ne yapalım. Tabii bu durumda Eskişehir geziside yattı. Fırrkkk...

Ama madem size sözüm var, o zaman size Nessebar diyeyim? Ama akıllı bir tavırla (aslaaa tembellikten değil!!) bugün bir kısmını yarında diğer kısmını yayınlayacağım. Belki ilerde başka kısımlarda eklerim? (Müşteride merak uyandır)

Evet isterseniz önce yeni Nessebar'dan eski Nessebar'a bir bakalım:



Daha önce yazmıştım, Nessebar'ın eski hali bozulmadan korunmuş ve kentleşmeden etkilenmesin diye bir de yenisi kurulmuş. Avrupa'daki bir çok yerde olduğu gibi. Şimdi ben gene "Ama biz olsak ne yaparız? Yakar...Yıkar....Yok ederiz!" demeyeceğim.

Şansımıza o gün deniz çook güzeldi. Elbette canım Akdeniz'im ve Ege'm gibi değildi ama ölmeden Karadeniz'e Bulgar kıyılarından da girdim ya..ohh...anıya bak be!! :D

Deniz kenarında keyifli ve güzel bir gün geçirdik. Uyanık arkadaşımız Ali kendini gölgeye atmış güneşleniyor (?!), zavallı Vijimse ben güneşte kaldım diye ikide bir yerini değiştiriyordu. İşin kötüsü ben güneşlenmeyi sevmem ama onlar seviyordu. O yüzden tahmin edeceğiniz üzere ben güneşte kalan olduğum için...ya aslında İlahi Adalet tecelli etti ve güneşte kalan ben olduğum halde yanan onlar oldu! Valla istakoz gibi olmuşlardı. Gece kaldığımız yere gittiğimizde dağıldık çünkü canım Vijim kıpkırmızı idi, Ali ise onca gölgeye rağmen en kırmızı kıpkırmız idi. Ben sadece biraz kenardan kızarmıştım. Çok eğlendim çoookkk...He hee...

Deniz keyfinden sonra yürüyerek Eski Nessebar'a doğru yola koyulduk. Ve karşımızda Eski Nessebar:

2 yorum:

Damak Tadı dedi ki...

Çok alemsin canım ya..Yazdıklarını keyifle okuyup,çok da güldüm..İlahi adalet demekten başk abir şey gelmedi aklıma..Sen getirdin aklıma..))))Çok gülüyorumm...)))

Kendine çok iyi bak lütfen..Sevgiler..

Sevgi Küçük dedi ki...

:)
He heee...Ama bir görsen hallerini. Öyle şaşkın şaşkın kaldık; onca gölgeye rağmen onlar kızarmış ama günü çoğunlukla bir şekilde güneş altında geçiren zavallı Sevgi ise beyaz ötesi olmuştu! :D