20 Kasım 2009

Çavdar Tarlasında Çocuklar


K Dergi'de Pınar Özden imzalı "Yazarın Yazıya Vedası" isimli bir yazı okumuştum. (9 Ekim 2009 tarih ve 158 sayılı dergi) Pınar Özden yazısında "edebiyatın mutsuz, huzursuz, üzgüni küskün, hırçın, öfkeli şöhretleri" ni anlatıyordu. Bunlarda biri de J.D. Salinger'di:

"Çavdar Tarlasında Çocuklar onu meşhur ettiğinde yıl 1951'di. Son kitabı Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar ise 1963 yılında basıldı. Sonra ortadan kayboldu. Tek kelime etmedi. Tek bir kare fotograf çektirmedi. Tek bir kişiye kendini göstermedi. Ve tek bir satır yayınlamadı."

O sırada Çavdar Tarlasında Çocuklar' ı okuyordum.Bunu duyunca kitabı daha da merak ettim.

Yazarın isminden midir nedir, nedense kitabın konusu hep 1800lerde geçmiş gibi geliyordu bana. Kahramanımız "taksi" dedikçe benim aklıma "at arabaları" geliyordu. O yüzden çoğunlukla odaklanma problemi yaşadım.

Neyse zorlada olsa olayların yakın geçmişte geçtiğine odaklandım. Yazım tarzı bana biraz Charles Bukowski' yi anımsattı; onun gibi hayatta ne varsa yazmış. Belki biraz cinselliğe (kahramanımız kızlarla bir türlü yakınlaşamaz) yönelik yazması bunu düşündürdü. Kim kimden etkilendi bilemiyorum ama belki Bukowski etkilenmiş olabilir. Bunu çözmek için kitaplarını tekrar karıştırmam gerekiyor.

Gelelim kitabın konusuna:

Kahramanımız ölen kardeşinin ve yazar abisinin gölgesinde kalmış, belki de yüksek zekasından kaynaklanan bir problemle normal davranışlar yerine asilik yaptığı için okuduğu tüm okullardan atılmış, yaşadıkları hayalgücünün bir oyunu mu yoksa gerçekten olan şeyler mi ara sıra kuşkuya düşen, ergenlik sorunlarını da yaşayan bir genç.

Onun okuldan atıldığını öğrenerek başlıyoruz kitaba. Ardından okuldan atıldığı andan evine döneceği çarşamba gününe kadar geçen zamanda olanları "onun ağzından" dinliyoruz. Ki aslında yalan söylemede başarılı olduğunu sık sık yenileyen ve yalan söylemeyi sevdiğini açıkça itiraf eden kahramanımız sonunda aklımda soru işareti bıraktı; Holden Caulfield gerçekten bunları yaşamış mıydı?


6 yorum:

ebrulitatlar dedi ki...

Güzel bir kitaba benziyor Sevgi'cim. İyi okumalar..

Sevgi Küçük dedi ki...

çok sağol canım. :)
sevgiler

NarincE dedi ki...

Çok övgüsünü duyduğum ama okumadığım bir kitap. Ama mutlaka okunacaklar listesinde.

Sevgi Küçük dedi ki...

keyifle oku canım benim :)

Düğme Bay'la BinbirçeşniHayat dedi ki...

boyle kıtap tanıtımlarına bayılıyorum haberım olmayanlardan haberdar oluyorum cok tesekkurler..

sevgıcim eger vaktın varsa katkat böreğini tavsıye ederım cok enfes oluyor eger yoksa orgu böreği daha iyi..birde parmak çörek kahke gibi cok nefıs oluyor...
kurabıyeler hafıf yumusak oluyor eger kek severlerse nescafelı kekım var cok nefıs oluyor tavsıye ederım..

sevgıler,kolaylıklar:)

Sevgi Küçük dedi ki...

Canım benim, yorumun beni çok mutlu etti inan.Yazdıklarımın işe yaraması ve beğenilmesi beni çok mutlu etti.Çok teşekkürler. :)
Ayrıca tavsiye için çooookk teşekkür ederim. Geleceklerini bir kaç saat önce öğrendim ve istiyorum ki hoş bir sofra ile karşılayayım ve bayram boyuncada gönüllerini hoş tutayım. Şimdi tavsiye ettiklerini ve elbette diğerlerini detaylı olarak inceleyeceğim. Tekrar çook sağol :)