9 Kasım 2009

Bu Senin Modası...


Domuz gribi ile ilgili çok şey okuduk çok şey dinledik.

Ama en çok hoşuma giden, haftasonu gazetede okuduğum bir ifade oldu. Kimdi, hangi gazetedeydi hatırlamıyorum.

Çok önemli bir soruna parmak basıyordu.

Ölen sayısı dünya çapında 6000 civarında. Şu an herkes maskesiydi, dezenfaktanıydı deli gibi korunmaya almış durumda.

Peki...Hatırlar mısınız '80li yılların sonunda bir başka hastalık korku salmıştı: AIDS. Halen dünyada milyonlar bu yüzden ölüyor. İşte ifade bunu hatırlattıktan sonra şunu soruyor:

AIDS'ten de olması gerektiği gibi korunuyor muyuz?

Çok yerinde bir soru.

Herşey gibi o da bir modaydı! Hatırlayın, o senelerde vatkalar kadar AIDS ve bu yüzden ölen ünlüler modaydı. Hastalığa cinsiyet anlamında bir ırkçı saldırılar dahi yapıldı: Sadece eşcinseller oluyordu. Sonra gördük ki hayır, sağlığına dikkat etmeyen herkesin bunu kapma ihtimali var. Bu tehlike hala var ve bu hastalığın tedavisi yok!

Bunu okuduktan sonra düşünmeye başladım. Tek korkumuz domuz gribi miydi? Ya da tek düşmanımız? Hepatit ne oldu? Onun kökü kurudu mu?

Tüm kanser türlerini yendik değil mi?

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım:

Eğer doğayı kirletir, su kaynaklarını kurutur, yaşam çemberini bozar, buzulları eritirsen dünyanın devrelerini yakarsın! Önce mevsimler karışır. Ardından senin kafan karışır. Bir sıcak bir soğuk...Bünyeninde aklı karışır.

E bir de bu bünyeye spordan uzak, dumanı bol, yağı kat be kat fazlalaşan, içi kof pırıltılı sebzeler meyveler ve yapay gıdalarla dolu bir yaşam verirsen zayıflar. Senin bünyen zayıflar ama mikrobunki tersine güçlenir. Sonunda ne olur? O grip dediğin basit gördüğün hastalık, antibiyotiğe dayanıklı canavara dönüşür. (Gerçi ben bu durumu doğal seleksiyon olarak görüyor ve dünyanın kendi içinde denge kurmaya çalıştığını düşünüyorum ama ölenlere saygısızlık etmek istemem)

Ama tüm bunlara rağmen için rahattır. Çünkü suç senin değil hayvanlarındır hep: kuşların, domuzların...

Bu yazıdan ne sonuç çıkardın?

Evet evet, maskeni tak korun sen. Geçen sene kuş giribi, bu sene domuz. Seneye puantiyeli at gribi. 2011 için ise modacılar lame üzerine lila noktalı ve siyah çizgili sinek gribi düşünüyormuş! Korun sen korunnnnn....

2 yorum:

Zehra Gürgen dedi ki...

Sevgi hay bin yaşa!!
Evelsi gün kızım sordu " anne insan gribi yokmu?"
yok kızım yok varsa yoksa başkası suçlu..
Hayır gripten ölen sayısı fazlada değil. Bak önümüz bayram 1 saatte trafikte ölen sayısı gribi 10 a katlayacak! yağmur yağacak 1 saatte ölen gribi 5e katlayacak..
ama biz gripten korkuyoruz.Trafikten değil, orada zig zaglar çizerek yol alıyoruz dert değil, sel yatağına ev yapılmasına onay veriyoruz korkmuyoruz. Ama gripten korkuyoruz..korkmalı ama birazda düşünmeli..

Sevgi Küçük dedi ki...

Değil mi Zehracığım ya?Gripten korkalım biz, gerisi boşşş!! Nasıl olsa onlara alıştık. Gerçi yakında kuş gribi ve kene gibi buna da alışırız. Zaten bizim hafızamız balık hafızası. Allah korusun balık gribi çıktı mı o an yandık işte!! :D