6 Eylül 2009

300 Spartalı


Braveheart' tan sonra en beğendiğim savaş / özgürlük filmlerinden biri oldu. Çekimler, konu, oyunculuk..kısaca her yönüyle göz dolduruyor. İnsanı sıkan ayrıntılar ya da zorlama / uzayıp giden dialoglar yok. Budur ve de budur kardeşim, diyerek konuyu açıklamışlar. Duygusallık çok yok ki bu da hoşuma gitti. Filmlerin satışını sağlayan cinsellik bile böyle bir film için dozunda kalmış.

İzlemeyen farsa izlesin. Kill Bill gibi foşur foşur kanlar akmıyordu ya da Er Ryan'ı Kurtarmak' taki gibi "Ay bakamıyacammm" olmadım. Savaşın şiddeti dozunda verilmiş.

Tabii bu arada yalan yok içimden iki de bir "Hey yavrum heey! Sen bir de Çanakkale Destanını duysan aklın gider" dedim durdum. Gönül isterdi ki onunda bu kadar etkileyici bir filmi yapılıp dünyaya yayılsın. Kısmet, belli mi olur?

Güzel bir haftasonu dilerim.

Not: Filmle ilgili tek sorun gecenin bir yarısı izlerken çalan telefonda "ne yapıyorsun" sorusuna uyuklayamaya başlamış beynimin "300 Dalmaçyalıyı izliyorum" demesi oldu ki söyler söylemez uyandım. Adamlara ayıp oldu ama siz ses çıkarmayın, belki farketmezler!! ;)

Hiç yorum yok: