14 Ağustos 2009

Finansbank: Bir Sürü Rezalet ve Bir Teşekkür!

Bir müşteri olarak çektiklerimi anlatacağım.
Yoksa amacım kimseyi karalamak değil. Uzun yıllardır kredi kartı kullanıcısı olarak bu banka ile çalışıyorum ve bu zamana kadar gerek işlemleri gerek müşteriye ilgisi ile memnun olduğum bir banka idi.
Yurtdışında yaşadığım için yabancı para harcamalarım olabiliyor. Şubat ayında olmuştu mesela ve doğal olarak ekstreme tutar USD olarak yansıtılmıştı. Buraya kadar bir itirazım yok. Ancak banka ile hesap sahibi olarak çalışmadığım için ödemeyi USD olarak yapmam tabii ki mümkün değildi. Bende bankayı arayıp bundan sonra ekstereme (kur zararını kabullendiğimi belirterek) TL olarak yansıtılsın istedim. Nedenlerimi açıkça anlattım. Talebimin işleme alındığı ve bundan sonra ekstreme TL ye çevrilerek yansıtılacağı söylendi.
Bu zamana kadar dediğim gibi ilgilerinden memnun olduğum için aklıma ters bir şey gelmedi. Tutarıda tesadüfen o sırada TC de bulunduğum için zamanında yatırabildim.
Sonra yani 6 ay sonra bu ayda yabancı para harcaması yaptım ilk kez. Benim beklentim doğal olarak ekstreme TL yansımasıydı. Ama yansımadı.
10 ağustosta bankayı arayıp neden yansıtıldığını sorduğumda şok dalgasının ilki ile karşılaştım. Sistemde böyle bir talebim yoktu. Bunun mümkün olmadığını belirterek görüşmenin aklımda kalan yaklaşık tarihlerini belirterek bunun araştırılmasının istedim. Araştırılıp bilgi verileceğini belirttiler. Yurtdışında TC deki mobil numaram açık olsada gelen aramalara mümkün olduğunca cevap vermiyorum çünkü gereksiz konuşmalarla (otomatik limit artırımı için aramalar, reklam aramaları vs) benim cebimden para çıkıyor. Bunu görüştüğüm yetkiliye de belirterek 2 farklı iş numaramı verdim ve saat 5.30 a kadar aranıp aranmayacağımı sordum. Tabii denildi...
Hmmm...Tabiiii (?)
Ertesi gün, aranmayı beklediğim zamanının üstünden 22 saat geçtikten sonra hala aranmadığım için YİNE ben aradım. Bu tür aramaları bilirsiniz uzun uzun hatta beklersiniz bazen. Tamam hatta beklemekte sorun değil yeter ki sorun çözülsün dedim. Neyse, biri nihayet cevapladığında olayı anlattım ve halaa telefon beklediğimi araştırma sonucunun ne olduğu sordum. Öğrendim ki: Şubat ayında aradığımda bir sebepten işlem yapılamamış. bana aranacağım söylenmiş (?) ve ben aranmışım(?) ama bana ulaşılamamış (?).
Mümkün değil çünkü:
-aranacağım değil işlemin gerçekleştirildiği söylendi
-arama yapılmadı yoksa telefonu her zaman ki gibi açar ve iş numaramdan aranmamı söylerdim
-bana ulaşılamamsı mümkün değil! Hadi numaralarımdan ulaşamadılar, ellerinde mail adresime kadar var. İsteseler maille bilgi verebiliyorlar ki bu tür maili bugün aldım.
ben bunları söyleyince görevli bana "Sizin aramanız lazımmış" demesin mi? Bence demesin ama dedi! Kafam karışmıştı, gerçekleştiği belirtilen bir işlem için neden aranayım ya da arayayım?? Kaldı ki bana arama yapmam söylenmedi. Söylense mutlaka arardım. Aranmadım da...
Bunları söyleyip konunun nasıl çözüleceğini, ne tür çözüm önerirlerse yapamayacağımı, bunlar dışında ne önereceklerini AÇIK ifadelerle TEKRAR TEKRAR ortaya koydum. Görevli beklemeye aldı ve ben uzun bir süre (ki yurtdışından aradığında geçen her saniye oldukça güzel tutarlarla geri dönüyor) beklettikten sonra baştan beri yapamayacağımı söylediğim öneriyi önerdi!! Ya havle diyip tekrar açıkladım. Cevap şu an bu duruma birşey yapılamayacağı ama istersem bundan sonraki harcamalarımın ekstreme TL yansıtılması idi. Dayanamadım "Zaten şubat ayında arkadaşınızda aynen bu kalıplarla işlemi gerçekleştireceğini söyledi" dedim. Kısaca herhangi bir çözüm öneremediler. Ama ben biliyorum ki çözüm mümkün. Neyse buna girmiyorum. Amacım onları yargılamak değil objektif olarak yaşadıklarımı anlatmak.
Neden bir gün önce aranacağım belirtildiği halde aranmadığımı sordum. Cevap yok.
Şimdi siz söyleyin bu kaddar tutarsızlıktan sonra size söylenenlere inanır mısınız? Hala güvenmeye devam eder misiniz?
Cevabınıza aynen bende katılıyorum.
Bitti mi? Tabii ki hayır!
Görevliye bu duruma ne kadar kızdığımı ve hala çözümsüz kaldığımı, sorumluluk sahibi olarak işimi takip ettiğimi ama halaaa bir çözüme ulaşmadığımı, bana işlemimin gerçekleştirildiği söylendiği halde neden gerçekleştirilmediğini, bana aranacağımın söylenmediğini ama nasıl olup da oraya öyle bir not düşüldüğünü, asıl aranacağım söylediği günden bu yana neden halaa aranmadığımı söyledim. Yurtdışından aradığım için onlar yüzünden hem zaman hem de maddi olarak kaybım olduğunu buna rağmen hala çözümsüz kaldığımı belirttim. Aldığım cevap şikayet hattına aktarılabileceğim (veya arayabileceğim, ifadeyi tam hatırlayamıyorum) oldu. Yani biz lütfedip aramayalım buyrun siz arayın!!
Şikayet hatlarına ulaştım ama mail atarak. Orada durumu anlattım ve gene hangi mail adresinden ve numaradan bana ulaşılabileceklerini yazdım. Ayrıca hayatımda hiç yapmadığım bir şeyi yapıp onlara telefonda söylediğim bir şeyide yaptım ve tüketicilerle ilgili bir web sitesine şikayette bulundum.
Bu sabah telefon geldi. YİNE cebime. Açtığımda şikayetimle ilgili aradıklarını söylediler ve bende cebime gelen aramalara benimde para ödediğimi o yüzden verdiğim (kırk kere dememek için kendimi zor tuttum ama arayan nerden bilsin?) numaradan aranmak istediğimi söyledim. Cevaba küçük dilimi yuttum: buradan yurtdışı arama yapamıyoruz!!!
Global çağda yaşıyoruz, büyük banka olmayya çalışıyoruz ve müşterilerle ilgili kısımda yurtdışı arama yapamıyorlar??
Onlara söylediğim şeyler bunlar. İlave bir şey daha söyledim ama burada belirtmeyeceğim. Çünkü...yapılabildiğini biliyorum!
Telefonu kapattıktan sonra mailime bir mesaj düştü; işlemin güvenliği ve hızı için (ne demekse bu, onlar yapınca yavaş ve güvensiz mi olacak?) onları aramam isteniyordu. Demek ki isterlerse bana ulaşabiliyorlar.
Artık olayı çözmek asıl amaç olduğu için parasından da vazgeçtim ve aradım. Nihayet profesyonel çalışan biri karşıma çıktı: Mehmet Emin Bey. Sağduyulu yaklaşarak olayı benden dinledi, sistemde baktı ve en güzeli ne biliyor musunuz: BANA ÇÖZÜM ÖNERDİ.
Zaten bir işletmeden beklediğiniz bu değil midir? Bende mutlu bir şekilde ve yaşadıklarımın gerginliğini atmış bir şekilde telefonu kapadım.
O sırada diğer hat çaldı: Finansbank.
Az önce kendileri ile görüştüğümü söyledim ama detay vermedim. Açıkçası ne söyleyeceklerini merak ettim. Şuymuş:
Şikayetimi araştırmışlar ve görüşmeleri dinlemişler; aranacağıma dair bir görüşme olmamış?!
Nasıl yani dedim, yani şubat ayında aranacağıma dair bilgi verilmemişse söyledikleri evet bende onu diyorum zaten kimse böyle bir şey söylemedi. Bana sadece işlemin gerçekleştirildiği söylendi. Karşı taraf şaşkın ben şaşkın...Sabır çekerek herşeyi baştan anlattım.
Son olarak bana ne çözüm önereceklerini sordum, çözüm yokmuş. Ama bundan sonrasına vs vs...Bundan sonrasını kurtaralım ok de bugün asıl benim sorunum?!
Bunun üzerine bende önceki konuşmamı ve bulunan çözümü anlattım. Karşı taraf gene şaşkın!
Özetle Mehmet Emin Bey sayesinde soruna çözüm bulundu. Ama ya olmasaydı?
Ben bu satırları yazarken Mehmet Emin Bey arayarak işlemimi taakip ettiğini, gelişmeleri anlattı. Ve hala da takip ediyor. İnanın kendisine müteşekkirim.

8 yorum:

Ful yaprakları dedi ki...

canım çok ama çok mücadele etmişsin ve çok şükür ki neticeye ulaşmış:)
azminden dolayı tebrik ederim seni!

Ful yaprakları dedi ki...

:))diğer sayfadaki kıa yazıyı görüp de yazıyı sildin zannettim,
iyi iyi böyle kalsın:)

Sevgi Küçük dedi ki...

Sevgili Ful Yaprakları öncelikle tekrar hoşgeldin demek istiyorum. :) Dün bloguna baktım ama gördüm ki benim evde oturup o güzel yazılarını okumam lazım. O yüzden işteyken kısacak bir merhaba diyip kaçmak istemedim. :)
Kusura bakmamışsındır umarım. En yakın zamanda geleceğim.
Ayrıca blogunun adına bayıldım. Ne kadar anlamlı olmuş. :)
Ve teşekkür ederim. Gerçekten canım çıktı. Millet borcunu ödemez banka her yerde onları arar, ben "borç ödemek istiyorummm" diye parçaladım kendimi. Eğer o adamcağız olmasa ne yapardım bilemiyorum. ne kadar profesyonelce davrandığını anlatamam. Kolay kolay sukunetimi kaybetmem ama çıldırmak üzereydim.
Herhalde ekstrem kadar telefon faturası gelecek aman başımın gözümün sadakası olsun. O derece bezdim.
Seni çok öpüyorum, görüşemezsek şimdiden iyi haftasonları diliyorum. Sana ve herkese

Sevgi Küçük dedi ki...

aslında gerçeekten son olarak aldığım o saçma sapan konuşma olmasa yazmayacaktım amaa dayanamadım artık.
ben ne diyorum onlar ne yapıyor diyip içimi boşalttım.

Damak Tadı dedi ki...

Hayretler içersinde kaldım..Ben olsaydım Bankayı birbirine katardım..Senin şansızlığın farklı bir ülkede oluşun olmuş..Geçmişler olsun canım..


Kocamn öpüyorum..

Sevgi Küçük dedi ki...

Ah Gülcüğüm katsam ne olacak? Adamlara ne desem boş yani. Kendi kendine çelişmişlerken ben ne desem anlamı var mı? Allahtan o adamcağız karşıma çıktı da sorun çözüldü.

ebrulikedi dedi ki...

eski bir bankacı ve finansbankta çalışmış biri olarak sizi çok iyi anlıyorum.bankaların hiçbir dediğine inanmamak en iyisi.her şekilde kendilerini haklı çıkarır onlar.

Sevgi Küçük dedi ki...

kesinlikle!!konuştukça şok oldum zaten. inanın çook sabırlıyımdır ama artık sabır filan kalmamıştı! umarım hallolmuştur.