21 Temmuz 2009

Yedim İçtim...

Anlatacak şeyler birikiyor farkındayım.

Tembellikten değil, sadece araya hep bir şeyler girdi. Misal son olarak evde netsiz kaldım. İşten de kafamı kaldırıp uzun uzun yazmak mümkün değil.

Azıcık kaldı sabredin.

Yemekteyiz' i izlediniz mi geçen haftaa? Makedonya vardı. İşte o 3 şehri, Ohri Struga ve Üsküp, anlatacaktım. Ana üs Ohri olmak üzere hepsini gezdim. orada gördüğünüz gibi, yemyeşil bir yer....

Neyse. Şu ara yemekten laf açmıştık madem, size Ankara' daki iki sofradan fotograflar koyayımda içimiz açılsın! :D

İlki muhteşem bir balık sofrası.


Benim balıkla aram yoktur ama denizden çıkan balık hariç her tada düşkünlüğüm vardır. Ama bu balık süperdi süper. Babacığımın kesesine, anneciğimin ellerine sağlık.

Diğeri de sosyete mantısı olarak da bilinen, soslu gül böreği. (Adı gül böreğimi emin değilim, hani gül gibi olan börek işte!Hmm....Evet o zamn gülböreğidir. Her neyse...) Anneciğim hazırladı gene. O da çok lezzetliydi.

Ete doydum anlayacağınız. Ama komik bir şey oldu, ömrü hayatımda ilk kez kebapçı yanından geçerken kokudan rahatsız oldum. Sanırım otçul yanım daha ağır basıyor artık. ;)


Hiç yorum yok: