24 Temmuz 2009

Normalmişiz


Bu aralar en çok duyduğum laf bu: normalmişsiniz.

Efendim olay şu, Türk dizileri ve filmleri için Bulgaristan çok büyük bir pazar şu anda. Aylar önce yemek yemeye gittiğim yerde ekranda Binbir Gece'yi görünce şoka girmiş aynı zamanda sevinmiştim. Sanırım onunla başladı. Geçen haftalarda Dobi ile başka bir yere oturmaya gittiğimizde sesi kapalı olsa da ekranda Dudaktan Kalbe'yi gördüm.

Dobi'nin annesinin Binbir Gece'nin sıkı takipçisi olduğunu biliyorum çünkü benden müziklerini istemişti. Bunlar dışında gördüğüm ve duyduğum kadarıyla Gümüş ve birkaç dizi daha oynuyor. Hatta gene geçenlerde Haciski bana şaka yollu takıldı, bıktım dizilerinizden, diye. Ne olduğunu sordum ve söylediği aynen şu "Bizim hanım tüm gün Gümüş'ü izliyor, e eve gidiyorum yemek yok!?". Bu arada dizinin adını Türkçe söylüyor. :)

Bergüzer Korel çok popüler olmasada Ceyda popüler! Halit'in aşıkları hızla artıyor!!

Peki bunun bizim normal olmamızla ne alakası var diyeceksiniz. Buraya ilk geldiğimde arkadaşlarımla aramda bir konuşma geçmişti ve sordukları sorulara çok üzülmüştüm. Art niyetsiz sadece meraktan soruyorlardı. Neyse onu sonra anlatacağım. Kısaca bizi hala uçan halı ile seyahat ediyoruz zannediyorlar desem abartmış olmam. Konuyu aşağı yukarı anlamışsınızdır. İşte genelde Türklere bakış burada da böyle olduğu için dizileri izlerken şaşırmışlar. Hatta anlatıldığına göre günlerde kadınlar biraraya geldiklerinde "Ne kadar normallermiş, aynı bizim gibiler" diye konuşuyorlarmış.

Ben bu dizileri pek izlemem. Aslında bu yüzden çoğu dizi ile ilgili soruya cevap veremiyorum. Ama bizi daha olumlu ve "normal" tanıttıkları için mutluyum.

İşte Bulgaristan'daki son gelişme bu: Türkler normalmişşşş :D

2 yorum:

desperately-in-love dedi ki...

aslında işlerine geldiğine inanıyorlar. kaldı ki Türkiye son bir kaç yılda uluslararası yarışmalarda, spor musabakalarında vs. kendini gösterebildi.biraz da olsa kendini tanıtabildi bu sayede bence. eğer medeniyet seviyemizle ilgili tereddütü olanlar varsa bu onların eksikliklerini gösterir. aynı zamanda biraz da ayıp. komşularını tanımıyorlar demek. sadece Bulgaristan için değil,böyle düşünen tüm ülkeler için geçerli bu.biraz araştırsalar doğruyu öğrenirler zaten.dizilere gerek yok.

Sevgi Küçük dedi ki...

Sevgili Desperately-in-love,
söylediklerine kesinlikle katılıyorum.ilerde yazacağım başka anılarım var.onları yaşarken aynen senin yazdıklarını hissetmiştim.çok kırılmıştım herşeyden önce.
ama...
bir "ama" kısmı var.yazımda bir yerde art niyetsiz sadece meraktan sorduklarını yazdım.bu tüm yabancılar için geçerli değil elbette;ben arkadaşlarımın içtenliğini anlatmak için yazdım onu.kötü niyetli yabancılarla da karşılaştım ben.kendi ülkemde beni aşağılamaya çalışana haddini usulunce bildirmişliğimde var.
onlar o zaman bana o soruları sorarken neden soruklarını bana anlattıklarını duyduktan sonra ve burada geçirdiğim 9 ayda gördüklerimden sonra ne yazık ki bazı tepkilerinde haklı olduklarını gördüm.
her millette iyiler kötüler var.bunun milliyetle alakası yok.o yüzden artık buradaki tepkilere şaşırmıyor.aslında biliyor musun bu birazda bizim ayıbımız.mesela buradaki arkadaşlarıma Mevlanayı anlattım ve nisan ayında TC ye gelmeden önce araştırma yaptım ki onlara çevirisi güzel bir kitap bulayım ve hediye edeyim. ama bulamadım! böyle bir şey olabilir mi??ilgili bakanlıkların sayfasına mı bakmadım dersin, neler neler yapmadım ki!
ama yılmadım.ne sorarlarsa cevaplamaya çalışıyorum.ülkemi tüm güzellikleri ile anlatıyorum.
dizilerle de olsa bir yerden bize karşı önyargıyı yıktığımızı görmek çok güzel.
içtenliğin için çook teşekkür ederim.sevgiler