27 Haziran 2009

Taşınma


Aksiliklerle başladı ama umarım sonu iyi olur.

Önce taşınmama yardımcı olacak arkadaşım yani Ali, "yola çıktım geliyorum" dedikten 10 dakika sonra "araba bozuldu gelemiyorum" diye aradı. Haydiii! Onun sorununa mı üzüleyim tüm ev toplanmış kalmışım sabahın 9 unda ona mı üzüleyim bilemedim!

Dobi'yi arayıp yardım istedim. Yazık sağolsun tanıdıklarından araba ayarlamaya çalıştı buna da ben itiraz ettim, tanımadığım insana neden yük olayım değil mi? Büyük (minibüs ebatında) taksiler olur ya, hadi onadan ayarlayalım tek seferde taşıyalım, dedik. Bir gün önce haber vermemiz lazımmış. Olmadı. Araba kiralayalım dedik, işlemler vs zaman alacak diye o da olmadı. Ama derler ya "demokrasilerde çareler tükenmez" aynen o hesap en sonunda taksi çağırdı ve 5 seferde tüm eşyaları taşıdık. 2. seferin başında sağnak yağmur başlamaz mı? Hem eşyaların ağırlığından, hem de yağmurdan sırılsıklam olduk! Zaten hastalanmak için bahane arıyorum...ohhh! Buldum!

Yazık Ali arkadaşım sesini çıkarmadan onca şeyi benle taşıdı ama söz verdirtti Türkiye' ye döneceğim zaman haber vereceğim ki Sofya dışına çıksın!?! (Sanırım kötü bir şey söylemiş!!) :)

Nihayet eşyaları salonun ortasın yığıp ver elini markete dedim.

Sabah ismi lazım değil bir blogcu arkadaş mail atıp börek yaptığını söylemişti. (O kendini bilir, insan çay kor beni de çağırır öyle mail atar di mi?? Nerdeeee?!! :P ) O yüzden midir yoksa "dur Bulgarcamı bir test edeyim" düşüncesinden midir nedir, sımsıcak banitsaların kokusunu duyunca "sadece beyaz peynirli bir banitsa" da alayım dedim ve başardım!! (Hemen bir parantez daha, banitsa bildiğiniz börek ve farklı modellerde olabiliyor mesela gül böreği gibi ya da bugün aldığım gibi kol böreğinin daha ince versiyonu). Sevinçle alışverişimi yaptım ama asıl bombayı sona saklıyorum:

Evin çok yakınında pazar kuruluyor!! Her gün!! Ülkemin renkleri gibi değil ama en azından artık tek dal maydonoz almaktan kurtulmuş olacağım.

Sevinerek ve de hoplayarak zıplayarak eve gelip dip bucak köşe kucak temizledim. Burada eve girince ayakkabı çıkarmak gibi bir alışkanlık yok, o yüzden halıların durumundan kuşkuluyum çünkü bu kadar kirli halı görmedim. Saatlerce süpürdüm. Aslında silerdim de ama eşyaları taşırken bel fıtığım azdığı için yapamadım.

Şu an ara ara eşya yerleştirip ara ara kim ne yapmış bakıyorum.

Dediğim gibi aksilikle başladı ama umarım sonu iyi olur.

Herkese güzel haftasonları dilerim.

4 yorum:

NarincE dedi ki...

Kolay gelsin arkadaşım, yorma kendini fazla. Ayy ben de ayakkabıyla dolaşılmasına sinir olurum. Yaban ellerde, bizim dikkat ettiğimiz hijyen kurallarına uydular mı uymadılar mı içim içimi yerdi valla.

Sevgi Küçük dedi ki...

sorma canım ya, evi temizledim ama...hiç de içime sinmiyor. düşünmemeye çalışıyorum. yoksa sonumuz sağlıklı olmayacak!!

öykü dedi ki...

Oyyy
borekını yemıs
yenı evıne tasınmıs:)
sefaları olsun
saglıkla otursun ınsallah
guzel Sevgı insanı
optum tatlı yanaklarından:)

Sevgi Küçük dedi ki...

hi hiii....evet yedim ve çok güzeldi.nerden aklıma geldiyse börek yemek?!? :P
güzel dileklerin için teşekkür ederim Öykü İnsanı. bu arada demin sana yorum yazdığımda "künaaayyyddıınn" demeyi unuttum sanırım,buradan demiş olayım. bende kocaman öptüm seniii..herkesin günü güzel geçsin. :)