9 Mayıs 2009

Ohhh Yandannn



Efeeenndiimmmm

Öykü insanına verdiğim sözü tutarak az önce şakkıdı şukkudu "döktürdüm" :D

Bir saat kadar önce üstümdeki hüznü silkinip attım ve "Hadi bakalım şekercim, doğru dışarı! Git nefes al dışarda, güneş müneş var birazcık tadını çıkar" dedim. Sonra uslu uslu giyindim. Dışardaki çamaşırlar kısa zamanda sıcacık kurumuştu. Bense evde yün çorap ve yün kazakla oturuyordum?! İçimden "Hmmmm! Acaba tşörtlere mi geçsek??" diyerek tşört üstü kot ceket yaptım. Yani en azından giderken ceket kısmen üstümde idi! :)

Dışarısı nasıl sıcaktı anlatamam. Bahar değil resmen yaz gelmişti. Teyzelerin kıyafetlerinden yazında ortasında olduğumuzu anladım: Omuzlar, beller, kalçalar fora....



Dobicik sayesinde AVM' ye gidişe kestirme yol bulmuştum. Oradan yani parkın içinden geçerek hedefe ulaşırken yeni biçilmiş çimleri boolll booolll kokladım. Ohhh! Nasıl da güzeldi. İçimde yavaş yavaş cıvıldamaya başladı. Hatta Peter Pan' in gölgesi gibi benim gölgemde başına buyruk harekete başladı; dasn edip hoplayıp zıplıyordu haylaz!

Yüzüme yerleşen gülümseme ve güneş beni ısıttıkça ısıttı ve hatta üstümdeki ceket yolculuğun kalanını belime dolanarak geçirdi.

Etrafa baka baka AVM' ye ve de Pikadili' ye (yani bir nev-i Migros, Tansaş vb) ulaştıktan sonra alışverişimi yaptım:

Soya sütü (çikolatalı ve ACE yani A, C ve E vitaminli)
Pancar
Mısır
Dombul küçük yeşil bibercikler
Portakal
Mantar (uzun süredir yemiyordum özlemişim!!)
Pırasa
Bio marka yumurta (Marka önemli çünkü yoğurt ve yumurtada ancak bu Bio marka olanlar en sağlıklı ve en normalleri)

aldıktan sonra mutlu mutlu kasaya vardım. Ay unuttum yazmayı; iş içinde kahve aldım. Bakmayın öyle! Bırakıyorummm bırakıyorumm söz!

Neyse kasaya vardığımda çantam hazırdı. Kadın bıdır bıdır bana torba isteyip istemediğimi sordu. Bende sessizce hayır anlamında başımı salladım ve ilerledim...veee...kadın torbayı kenara koyunca jeton düştü: Burada bizdekinin tersi işaretler!! Yani hayır anlamında kafayı yana sallamak evet anlamında, evet anlamında aşağı yukarı sallamak ise hayır anlamında!! Ay nasıl unuttum bunu, halbuki alışmam sadece 3 ayımı (?!) almıştı! Hemen "Yok yok, hayır demek istiyorum" dedim. Aldıklarımı çantama doldurdum ve evimize vardım.



Şu anda da sütümü içmiş, göbecikleri atmış olarak Asterix izliyorum. Savulun Romalılarrrrr!!!

Hiç yorum yok: