18 Mayıs 2009

Kardelen


Onu nasıl anlatabilirim ki? Yıllar boyunca yılmadan usanmadan yaptığı çalışmaları nereye sığdırabilirim?

Uzun uzun düşündüm ve onun zaten yıllar önce anlatıldığını farkettim:

"Ey kahraman Türk kadını, sen sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" dememiş miydi Ulu Önder? Evet o "kahraman Türk kadınları"ndan biri idi.

Farkettim ki onun milletine ve değerlerine ne kadar bağlı olduğunu, ne kadar Atatürkçü olduğunu anlatmak ancak Atatürk' ün sözleri ile mümkün olacaktı.

Hayatına başladığından beri Ulu Önderin sözlerini takip etti o. "Sizler yani yeni Türkiye' nin evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz..." demişti Atatürk ve o da yılmadı yorulmadı. Sonuçta "dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir" çünkü "...bu ulusa ve ülkeye görevi bitmeyecektir" diye düşünüyordu, buna yürükten inanıyordu.

Yılların yorgunluğuna, üstelik bir de ağır bir hastalığa karşı koydu. Yine de bürokratik engellere/önyargılara/cehalete yenilmedi. Görevini son ana kadar yaptı. Ve hep inanıyordu ki naçiz vücudumuz bir gün toprak olsa da Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır. Onu yaşatmak için herşeyi yaptı; en önemlisi onu yaşatacak gençleri yetiştirdi.

Artık sıra bizde.
Ve bende birgün çocuklarıma onları anlatacağım. Neler yaptıklarını, nelerle nasıl mücadele ettiklerini, ama nasıl yılmadan çabaladıklarını. Çünkü bende inanıyorum ki "Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır."


Mekanın cennet olsun...


(*) Ola ki bilmeyenler olabilir diye yazıyorum; italik yazılan sözler Ulu Önder' den alıntılardır.

Hiç yorum yok: