18 Mayıs 2009

Düğün






Pazar günü ilk "Bulgar Düğünü"me gittim. Dilerim daha çok olur çünkü işyerinde sevdiğim ve mutluluklarını dilediğim çok arkadaşım var.

Avukatımızı gelin aldık. Aldık diyorum çünkü tahmin edebileceğiniz gibi bir Türk ile evlendi. Onlara ömür boyu mutluluklar diliyorum.

Gelelim konuya...Hemen size neler oldu anlatayım.

Burada da önce nikah kıyılıyor ama anladığım kadarıyla bu kilisede ya da "resmi daire"de ya da her ikisinde birden olabiliyor. Gelinimiz ailesi Estonya' da yaşadığı için şimdilik sadece resmi daire nikahını yaptı. İlerde kilisede de yapmayı düşünüyor(muş).

Sabah erkenden (saat 9 gibi) hazırlığıma başladım. Uygun süslenmelerimi ve de püslenmelerimi yaptıktan sonra Dobicik' le buluştum. Aslında işyerinin önünde buluşulacaktı ama biz daha yakın olduğu için nikah yerine gittik.

Nikah Vitoşa Caddesi üzerinde bir yerde idi. Katılımcılar, gelin ve damat dahil, kaldırımda bekliyordu. Bizde hemen aralarına katıldık. Sonra içeri geçildi ama salona girmeden önce bizler bir süre bekledik. İçerde gelin, damat ve nikah şahitlerine (yani "kum"lara) neler yapılması gerektiğinin bilgisi veriliyordu. Ardından önce gelin ve damadın yakınları içeri alındı. Ardından biz konuklar içeri alındık. Salon geniş ve boştu. Yani bizdeki gibi sandalyeler filan yoktu. Ne evlenecekler için ne de bizim için bir şey yoktu. Gene bizdekinden farklı olarak canlı müzik vardı; keman, org ve çellodan oluşan bir grup.


Biz içeriye girdikten sonra salonun kapısı tekrar kapandı. Ardından açıldı ve içeri şahitler girip yerlerini aldılar. Fotografta göreceğiniz üzere 2 basamakla çıkılan bir platformda durdular ve beklediler. Ardından müzik başladı ve sevgili çiftimiz heyecanlı adımlarla içeri girip kırmızı halıda yürüyerek platforma gittiler.




Nikahlarını yetkili olduğu taktığı kurdalesinden anladığım bir bayan kıldı. Hani çizgi filmlerde olur ya belediye başkanı bayrak renklerinden oluşan bir kurdaleyi çapraz başından geçirir, aynen öyle bir kurdale ile geldi teyze ve nikahı kıydı.

Ardından damat gelini öptü ve evlilik töreni bitmiş oldu.

Sonrası aynen bizdeki gibi; salonun dışına çıkıldı. Tek tek tebrikler kabul edildi. Konuklara çikolata ve nikah şekeri ikram edildi, fotograflar çekildi.

Bizdekinden farkı "kum"ların ailenin bir ferdi gibi davranmak zorunda olması, yani imza attıklarındaa olay bitmiyor. Son ana kadar herşeyden onlar sorumlu ve hatta gelin ile damadı onlar yönlendirmek zorundalar(mış).

Tören bittiğinde öğlen başlayacak "düğün" için davetli olduğumuz otele doğru yola koyulduk.

Düğün alanı çok şirin süslenmişti. Her yerde beyaz çiçekler vardı. Ah söylemeyi unuttum, burada bizden farklı olarak nikahtan sonra tebrik kısmında davetliler gelinle damada çiçekler sunuyorlar. Bizde tebrik edip altın takarlar ya, onlarda tebrik edip çiçek veriyorlar. Gelinin akrabalarından birileride gelip gidip buketleri gelinin elinden alıyor.

Neyse düğüne dönelim.

Girişte uzun bir halı üzerine beyaz bir örtü örtülmüş ve üzerine gül yaprakları serpilmişti. Oturma düzeni bizdeki gibiydi tek farkla, burada sadece gelin ve damat değil şahitlerde bir masada oturuyor. Yani topluca "dışlanıyorlar"!! :)

Ekip hep birlikte geldi ve kızımızın anneannesi onları girişte karşıladıktan sonra özel yapılmış bir ekmekten parçalar alarak önce tuza batırıp her ikisine de ikram etti. Ardından gene koparılan parçalarıı bala bulayıp tek tek yedirdi. Amaç: Hayat bazen acı bazen tatlıdır, bunu bilin.



Sonra kumlarda aynı olayı yaşadıktan sonra gelinimiz içi su dolu bi bakraca tekme atıp savurdu. Bunun amacı bizdeki "su gibi git gel" gibi bir şey. Yani "hayatında herşeyin üstesinden böyle su gibi engelle karşılaşmadan gelebilesin" demekkmiş. Üstelik sadece düğünlerde değil kişinin hayatındaki önemli her olaydan önce su mutlaka dökülürmüş.

Ardından yerlerine oturdular ve düğün başladı.

Çok eğlendik çok komik anlarımız oldu. Elbette onları uzun uzun anlatacak değilim. Sadece bazılarına değineceğim:

* Tören boyunca "gochivo" dedik durduk. Aslında kelime "acı" anlamında ama burada "ağzın acıdır, hadi tatlandır" demek kısaca. Yani Türkçesi ile "öp öp" tezahhuratı yaptık. İlerleyen saatlerde damadımız alkolünde desteği ile iyice coşunca bizi yönlendirdi ki ağzı tatlansın!! :D

* Gelinde Petya' da bize şarkılar söyledi. Bir ara mikrofonun bende olduğunu görmek ve "I loveee youuu babbyyyy" diye avaz avaz bağırırken kendimi yakalamak benim yaşadığım şoklardan biri oldu. Solist oturduğum yerden coşkumu görünce bana mikrofonu işaret etmiş bende etrafımdakilere acıdığımdan gitmemiştim. E ama o acımadı!!! Buraya hemen bir not yazmak istiyorum; bu şarkıyı BHA' ya ithaf ediyorum!! :D

* En eğlenceli anlarda biri de buketi fırlatma anıydı. Sevgili Daniella yakalamayı çok istiyordu. Bizde o yakalasın diye dualar ettik ve tabii ki o yakaladı. Ağağıdaki fotograflarda gelinin buketi atmadan önceki halini, yakalamak için bekleyenleri, Dani' nin bukete "uçuşunu", yakaladıktan sonra geline teşekküre gidişini ve zaferini kutlamasını göreceksiniz.









* Bizler oynamaya kalkmayınca solistimiz harika bir çözüm buldu ve bizde ikinci işimizi bulmuş olduk: Müzisyen olduk!! Meğer ne kadar yetenekli bir ekipmişiz: ben, Dobi, Ali, Dani ve Düdük İnsan (a.k.a Vijdan or Viji). Enstrümanlarımızın fotografı aşağıda mevcuttur. Genel Müdürümüz, ki kendisi kume yani erkek şahitti, bizimle gurur duydu. Yeni düğünlerde kesin haber verecekmiş!!! :D





* Bunlar dışında düğün klasik düğündü; halaylar çekildi, pasta kesildi, masalar dolaşılıp tebrikler kabul edildi ve bol bol fotograf çekildi.










Yorucu olduğu kadar güzel bir pazar oldu.

Arkadaşlarıma yine bir ömür boyu mutluluk ve sağlık diliyorum. Darısı ve hayırlısı bekarların başına! :)

7 yorum:

Damak Tadı dedi ki...

Yeni evli çiftlere bir ömür mutluluklar diliyorum..

Ne kadar sakin ve düzenli bir nikah olmuş..Buradakileri aratmamış diyebilmeyi çok isterdim..

Ne hoş bir ekip oluşmuşsunuz hemencecik..Bundan sonra 2.ek işinizde belirlenmiş oldu..))Harikasınız canım..Gönlünüze sağlık..


Darısı isteyen tüm kişilere..)


Sevgilerle..

Sevgi Küçük dedi ki...

canım benim, gerçekten çok güzel bir düğündü. biz çok keyif aldık. ve onlar adına çok teşekkür ederim. dilerim herkes çok ama çoookkk mutlu olur.
dediğin gibi darısı isteyen herkesin başına. ;)
herşey gönlünce olsun.

NarincE dedi ki...

Güzel haberler, tatlı bir kaç söz. Haftaya iyi bir başlangıç oldu. Sağol canım, sağol.
Yıkadım içimi, iyiceyim sağol.
Taze gelin ve damada mutluluklar dilerim ben de bir ömür.

Sevgi Küçük dedi ki...

:)
her zaman yüzün gülsün.
ve güzel dileklerin için sağol, ileteceğim mutlaka.

Tijen dedi ki...

Bayılırım farklı geleneklerin düğünleriyle ilgili bilgi edinmeye. Allah mutlu etsin her ikisini de.

Sevgi Küçük dedi ki...

Onlar adına çok teşekkür ederim. :)
Aslında bizim düğünlere o kadar benziyor ki pek yabancılık çekmedim diyebilirim. Kilise düğününde daha farklı şeyler var(mış). Birde Türk kökenlilerin düğünleri bizimkine daha da çok benziyormuş. Gelini evinden almaya gitmeler gibi...
Zamanla daha çok detay geçeceğim sanırım.
:)

Sevgi Küçük dedi ki...

(Son fotografta dans edenler Ali ve Petya)