25 Mayıs 2009

Dereotu




Sabahları dereotuna uyandınız mı hiç? Ah ben ne severim onun kokusunu. Yıkarken bile o misss gibi kokusuna doyamam.



Dünden yıkayıp suyu süzülsün diye kenara koyduğum otlarımın kokusuna uyandım sabahın kör vaktinde. GünEşimde içime doğmuştu zaten. Maşallah diyelim ama nasıl huzurlu nasıl güzel bir uyanıştı. Dilerim hepiniz böyle kalkmışsınızdır yatağınızdan. :)






Saatin ne kadar erken olduğunu farkedince "Hadi biraz daha yat istersen" diye zorladım kendimi. Ama nafile. Hiç içimden gelmiyordu. Bende kalktım, cumartesi aldığım Chet Baker cdsini koydum, cazın ezgileri ile kahvaltımı hazırlamaya başladım: dereotu, maydonoz ve bir adet haşlanmış yumurta (bol kırmızı biberli tabii) ile hazırlanmış bir sandviç. Yanınada çikolatalı soya sütü! İyi ki buldum şu sütü. Yoksa aklımı kaçıracaktım artık!!



Şu anda da ballı limonlu yeşil çayımın hafif soğumasını bekliyorum. Ardından koşturarak hazırlanacağım. Bu hafta gene mesai var, 6 günlük bir maraton anlayacağınız.









2 yorum:

NarincE dedi ki...

Ne çok çalıştırıyorlar seni orda. Burada habire tatil.

Sevgi Küçük dedi ki...

evet ya kurtarın artık beni!! :D
ciyak ki ne ciyakkk!!
ama burada sistem böyle. demin arkadaş söyleniyordu, iki gün tatil verdiler şimdi burnumuzdan geliyor, diye.
aman neyse benim ki "geçici çile"
:D