28 Nisan 2009

Büyümenin Türkçe Tarihi


Ankara' ya gitmeden önce "Büyümenin Türkçe Tarihi"ni okuyordum:


"Çocukluğumuzda ya da yeniyetmeliğimizde okuduğumuz bir öykü bazen bizi beş-on yaş birden büyütür. Kimi zaman edebiyat hayattan önce öğretir " diyordu Murathan Mungan.


İlerleyen sayfalarda ise birbirinden güzel yorumlarla ve birbirinden güzel hikayelerle edebiyatın "olgunlaştıran" anları...


Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Bir kısmı geçmişten, okul zamanlarından hatırınıza gelecek. Bir kısmını belkide ilk kez okuyacaksınız. Okudukça belki sizde biraz daha olgunlaşacaksınız.


Okurken bir yandan da beni büyüten hikayeyi düşündüm. Sanırım Sait Faik' ten "Son Kuşlar". Bilirsiniz hani; o küçücük kuşlar ile onları ökse ile yakalayan adamın hikayesi....Bir gıdım eti olan o zavallı küçücük kuşları yakalayan o adamın ve kafese konan başka kuşların tuzak olarak kullanıldığı, o zavallılara yardıma gelen iyi niyetli kuşların hikayesi...İnsanların kötülüğünü mü öğrendim yoksa iyi niyetli olmanın canı nasıl yaktığını mı, tam olarak bilmiyorum. Ama çok etkilendiğimi hatırlıyorum.


Ve o zamanlar bilmiyordum. Meğer hayatta bu kötü adamlardan/kadınlardan çok varmış. Ve iyi niyetle "başka kuşlara" yardıma gittiğinde canını yakıyorlarmış.
Olsun. Ben gene de yardıma gideceğim.


Sanırım bu yüzden ben hiç büyüyemeyeceğim. :)

2 yorum:

Acemi Şef dedi ki...

Ben dee..! Ben de hiç büyümeyeceğim, aldığım her tekme ile daha olgunlaşıyorum. Daha da yıkılmaz hale geliyorum. Yaşasın iyi niyet, canın acısa da aldığın haz onu bastırır ;)

Sevgi Küçük dedi ki...

yazdıklarının altına imzamı atarım!
eğer iyi niyetli olmak, başkalarına değer vermek, destek vermek beni böyle bıcır bir çocuk olarak yaşatacaksa yaşarım hiççç gocunmam! :D
bize tekme attığını sananlara dil çıkararak "ha haayytt" diyorum.