31 Mart 2009

İçimizdeki Şeytan


"...Söyle, hangi ilim, hangi şiir, hangi aşk, hangi devlet bu manzaradan daha güzel, daha muhteşemdir? Buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz. Dünyadaki insanların acaba kaç binde biri şu anda başını aya çevirmiştir? Halbuki o her şeyi, herkesi görüyor ve gafletimizin üstüne o tatlı, o iyi tebessümünü serpiyor. Dikkatle baksam onun parlak çehresi üzerinde birçok şeyler göreceğimi zannediyorum. Şu dakikada sarı nehir üzerindeki kayıklarında uyuyan yorgun kuliler, iri Hindistan cevizi ağaçları dalları arasında türeyen papağanları, başlarını Nil' in kırmızı sahillerine yaslayarak dinlenen timsahları ve herhangi büyük bir şehrin herhangi bir eğlence bahçesindeki sevgilisini belinden kavrayan sarhoş kibarzadeleri aydınlatan hep aynı ışıktır. Halbuki ne kadar masum bir yüzü var; harp meydanlarında bağırsaklarını avuçlayarak ölenleri, apartman kapılarının önüne bırakılan çöp tenekelerini karıştırıp gıda arayanları, aynı gecede ikinci aşıkını pencereden içeri almaya çalışanları gördüğü halde güzelliğini ve saffetini muhafaza edebiliyor. Bizler, her gördüğümüz fenalığın ve rezaletin bir parçasını ruhumuzda ebediyen beraber taşımaya mahkum insanlar, onun yanında ne kadar zavallı ve küçük şeyleriz..."
(sf. 98)

2 yorum:

Tijen dedi ki...

Ben de seviyorum Sabahattin Ali kitapları okumayı. Bir öyküsü var, zihnime kazındı, sevdiği kız için kolunu kesen çingene delikanlıyı anlatıyor. Bilmem okudun muydu?

Sevgi Küçük dedi ki...

henüz okumadım.kürk mantolu madonna dan sonra 2. kere Sabahattin Ali okuyorum. umarım kısa zamanda onu da okurum.
sevgiler :)