1 Şubat 2009

Aranıyor!!




Bir süredir sesim çıkmıyor çünkü oldukça yoğunum. Uykusuzum ama her daim uyuyorum!?! "Nasıl oluyor bu??" demeyin, depresif bir tavır sergiliyorum ama merak etmeyin depresyonda değilim. Ben bu durumu daha çok "koza" aşaması olarak değerlendiriyorum.


Her daim uyku halimi atmak için işte kahve miktarımın nasıl arttığını sanırım aşağıdaki fotograflar açıklıyor. İlki kahve fincanımı, ikincisi ise o kahve fincanının normalden biraz büyük bir fincanın yanında bile ne kadar büyük kaldığını gösteriyor. Sabahları boş olanla başlayıp, öğlen diğerine geçiyorum, akşamda "mug" la altın vuruş yapıyorum!!




Bu yoğunluğun içinde size anlatacak çok şey birikti ama sonra...Ama konu başlıklarını vereyim:

- Ninjalar

- Filibe

- İşte bu yüzden...

- Sevgililer günü

ve diğerleri....

Bu arada tuzlulara hasretimi bastıran ve çok hoşuma giden bir şey oldu.

Sevgili iş arkadaşım Bilyana, cuma günü ilk maaşını aldı ve adetten olduğu üzere bunu çikolata ile kutladık. Ben içim kıyılmış bir şekilde çikolataya teşekkür ederken Bilyana bir paket daha çıkardı ve "Bunları senin için aldım. Bizim de tuzlularımız var....Gerçi galiba bunlar Yunanistan' dan gelme ama!?" dedi.



Tuzlu kuru pasta!! Bir süre gözlerime ve ağzımdaki o tuzlu tada inanamadım. Bilyana' ya bu güzel "tuzlu" jesti için çoookkk teşekkür ederim. Yarın öğle arası alalım ve evde de çayla keyfini süreyim istiyorum! ;)

Tekrar görüşünceye dek kendinize iyi bakın.


Not: Kullanılan ilk resim internetten alınmıştır.

2 yorum:

Tijen dedi ki...

Kahveyi azaltalım çorbayı arttıralım diyeceğim tabii. (Aman benim tarifi çorba diye başkasına sunma dalga geçerler. Gerçi çok güzel oldu, değme çorbaya taş çıkartır!)

Sevgi Küçük dedi ki...

bence de güzel olmuştur. ayrıca yapmayı becerebilirsem büyük bir kayifle sunarım haberin olsun! :)
kahve bağımlılığım şu anda en aza inmiş durumda. eskiden yani 6 yıl öncesine kadar günde 7-8 kupa nescafe içerdim. gençlik ve aptallık dönemimmiş!! ama şu anda günde maksimum 2 kupa kahve (içindekine kahve demeye bin şahit ister, dudak tiryakiliği hesabı) ve maks 2 fincan Türk kahvesi içiyorum. Bu ara kesintisiz uyku halime iyi gelir diyordum ama gördüm ki konunun bunla alakası yok, vücudum "ne yaparsan yap uyuyacağım" diyor. o yüzden gene azaltırım. bugün içmeyi unuttum mesela. az önce bir keyif kahvesi yaptım. o kadar!
temizlik ve arınma üstüne yazına yorum yazmıştım ama göndermeyi beceremedim. yazı her zaman ki gibi çok güzel olmuş. söylediklerine hem katılıyorum hem de mümkün olduğunca uyguluyordum. bazı şeylerin kıymetini kaybedince anlamak istemiyorum ben. evde yapılmış o canım ekmeklerin kokusu, balkonu ve hatta taze taze yemekleri süsleyen fesleğenlerin / reyhanların kokusu, kahvaltıda toplanıp yenilen biberler...dururken egzozdu daha fazla paraydı daha üst makamdı vs vs diye koşturuyoruz ve hem ruhumuzu hem de vücudumuzu yıpratıyoruz.
hayatı kaçırıyoruz hayatıııı...