15 Aralık 2008

Ses(siz)

Sofya' nın nesini seviyorsun derseniz şu an en çok sessizliğini seviyorum.

5. haftamı bitirmek üzereyim ve bu süre boyunca 4 kere korna sesi duydum! Bu sessizlik nasıl güzel bir şeymiş meğer?

İşe gidip gelirken trafik stresi yaşamıyorum çünkü yürüyorum. Yolun bir kısmı araç trafiğine kapalı, sadece tramvaylar girebiliyor. İşte onlara bir örnek:





Rengi ne kadar güzel değil mi? Bu yeni modellerden biri. Yakında her yere yayılacaklar(mış). Burada gökyüzünü kesintisiz görmek genelde mümkün değil; tramvay - traleybüs kabloları dolu her yer. Ama hava temiz, ulaşım hızlı ve korna sesi yok! :)

İşte bu trafiğe kapalı alanda yolun % 90' ını geçmiş oluyorum. Sessiz sessiz...

Hadi orada araç yok ki gürültü olsun diyeceksiniz, peki diğer yerler? Bazı yerlerde nasıl trafik var anlatamam! Araçlar, özellikle haftasonu, milim ilerliyemiyor. Ama gene de çıt yok! Sanırım bizlerin aksine onlar şunu çözmüşler:

Trafik tıkalıysa, aralıksız kornaya basınca araç ilerlemiyor! Maharet sorun çözülünceye kadar sabırla beklemek.

Mantıklı olabilir. Ama gene de biz basalım kornaya, hem de bööööyyleee aralıksız basalım ki şanımız yürüsün!?!

Bu kadar misafirperver olan, tanıdık tanımadık herkesin yardımına koşan, "imece" diye bir kavramı yaratmış ulusun insanları nasıl oluyorda trafikte bu kadar canavarlaşıyor?? Karşısındakine saygısını yitiriyor?? Nasıl??? Anlayamıyorum!

Ve inanın trafikte kaybedilen zamanın stresini asıl tetikleyen etraftaki o korna sesleri.

Hiç yorum yok: