23 Haziran 2007

Frida



"Saatler" filimini izledikten sonra "Frida" yı izlemiştim. O yıl hem Nicole Kidman hem de Salma Hayek Oscar' a aday olmuştu ve Kidman ödülü kapmıştı.



Bence Hayek haketmişti ama neyse, bu başka bir blog konusu.







İş yoğunluğu nedeniyle hakettiği ilgiyi gösteremediğim için hala okumaya devam ettiğim kitapta özellikle bir paragraf çok hoşuma gitti:








"....Venedikli bir kadın onunla çok ilgilenmiş. Kendisi de çok iyi bir ressammış zaten (kadının gücü hareketinin, propagandası için bunu düşünmüş olmaması ne garip, ona fikir vereyim, Rodin' i yaya bırakan Camille Claudel' den sonra, neden bu da olmasın!)....."












Frida Kahlo, eserleri ve hayatı ile beni çok etkileyen bir kadın. Ama bence hayatın birçok alanında olduğu gibi sanatta da kadın-erkek çatışmasından erkekler galip çıktığından hakettiği değeri görebilmiş değil. Aynı Camille gibi. Oysa başlangıçta Meksikalı Michalangelo olarak anılan kocası Diego Rivera'nın gerisinde kalmış olsa da zamanla ondan daha fazla tanılan bir ressam haline gelmişti.

Bu sene doğumunun 100. yılı olduğundan, o çok sevdiği ülkesinde anısına bir sergi açıldı.




















Karamsar ve deli saçması gibi gözüken resimlerinin nedeni yaşadığı hayat; haksızda sayılmaz:



Yaşam ve ölüm, bedenin parçalanmışlığı ve aklın bütünlüğü, geleneksel olanla modernlik, gerçek ve beklentiler... Acıyı, umudu, umutsuzluğu ya da direnci anlattı resimlerinde Frida. Kendi gerçekliği ile birlikte Meksika gerçekliğini çizdi. “Elbisem bu askıda asılı” adlı resminde Amerikan kültürünün öğelerini bir çöplük gibi üst üste yığdı. “Kökler” ile Meksika tarihinin derinliklerine işaret etti... Kahlo’nun sanatında genel olarak bedenin hissettikleri anlatılıyor. Bedeninin çektiği acı...



Belki de acıyı bu kadar güzel anlattığı için sevdim Frida' yı; acının korkulacak yanında çok doğallığını anlatıyor. Öyle ki bu "acı" her yerde ve her zaman karşımıza çıkabilir.




Hep inanmışımdır ki acının da mutluluk gibi, huzur gibi, sağlık gibi, ölüm gibi, keder gibi hayatın içinde olduğunu kabul ettiğimizde hayat daha da kolaylaşacaktır.



Frida da bunun bir kanıtı.


Not: Kullanılan fotograflar ve resimler internetten alınmıştır.

Hiç yorum yok: