6 Aralık 2006

Anitta' nın Laneti

Ekonomi ile ilgili alanlarda çalışanlar ya da ekonomi olaylarını yakından takip edenler Mahfi Eğilmez ismini çok iyi bilir; 1997 yılına kadar Hazine Müsteşarı olarak görev yapmıştı.

Ancak; Eğilmez' in bilinmeyen -ya da az çok bilinen- bir diğer yönü Hitit Uygarlığı' na olan ilgisi ve bu konudaki derin bilgisidir.

İlgisinin nedenini

"Hitit uygarlığı en az Mısır uygarlığı kadar eski ve zengin. Üstelik bu uygarlığın dünyaya tanıtılmasında Türk araştırmacıların büyük katkısı var. Buna karşın tanıtım yeteri kadar yapılamamış. En azından Mısır'ın yaptığı kadar bir tanıtım yapılmadığı ortada. Hattuşa'yı gezmeğe giden herkes bunu kendi gözleriyle görebilir. Piramitleri gezen yüzlerce turiste karşılık Hattuşa'yı gezenlerin sayısı bir elin parmakları kadar az. Oysa Hattuşa inanılmaz zenginlikte bir yer. Biraz çabayla biraz düzenlemeyle burası dünyanın ilgi odağı olabilir. Dünyada 4000 yıl öncesine dayanan kaç tane uygarlığın kalıntıları var ki? Biz Ankara'nın amblemindeki Hitit güneşini değiştirmekle uğraşırken Mısırlılar neler yapıyor dersiniz?" (*)

diyerek özetleyebiliriz. Hak vermemek mümkün değil.

2002 yılında sırf meraktan "Anitta' nın Laneti" isimli kitabını aldım. Ancak; kısmetsizlikten mi desem yoksa önyargılı davranıp iyi bir çalışma olacağına ihtimal vermediğimi itiraf mı etsem bilmiyorum, sebep ne olursa olsun sonuçta kitabı kütüphanemde oldukça uzun bir süre 'dinlendirdikten' sonra nihayet geçtiğimiz ay elime aldım. Ve bu kadar geç kaldığım için çok pişman oldum.

Çünkü: Eğer ilgi alanlarınız içinde tarih ya da arkeoloji yoksa bu konuda kitapları okurken sıkılabilirsiniz. İsimler ve olaylar size karışık gelebilir. Ama bu diğerlerinden farklı; olayların kurgusu, bilgiyi veriş şekli ve akıcılığı ile elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitap.

2 gün boyunca öğle tatillerim dahil bulabildiğim her fırsatta, büyük bir ilgi ve heyecanla kitabı okudum. Hani soluksuz okudum derler ya, aynen öyle işte.

Bittiğinde ise böyle zevkli ve güzel bir kaynağın okullarda okutulup okutulmadığını merak ettim. Yaptığım küçük araştırmaya göre ne yazık ki okutulmuyor. Keşke olayları ders kitaplarının sayfalarından çıkarıp bu tür kitaplarla günlük hayatlarına sokabilsek. Böylece çocuklarımıza hem bilgi vermiş hem de kitap okuma alışkanlığı kazandırmış oluruz.

Üzerinde yaşadığımız topraklarda hangi medeniyetlerin, ne şekilde hüküm sürdüğünü ve neden yıkıldıklarını iyi bilmemiz lazım. Çünkü kitabı okurken de göreceksiniz, tarih gerçekten tekerrürden ibaret.

Umarım en kısa zamanda sizde okursunuz.

(*) Mahfi Eğilmez' in sayfasından alınmıştır.

Sonsöz: İtiraf etmeliyim ki, ekonomi ile ilgilenenleri anlamakta zorlanıyorum! Bir bakmışsınız Akın Güngör gibi bir bankacı emekli olduktan sonra üzüm yetiştirmeye başlamış ve hobisini gelir kaynağına dönüştürmüş, bir bakmışsınız Mahfi Eğilmez gibi bir bürokrat tarihle ilgilenmiş ve hatta kazılara katılmış, ya da bir bakmışsınız bankacının biri kendini sanata vermiş ve hatta bu konuda bir blog açıp denemeler yazmaya başlamış!!!

Hiç yorum yok: