4 Ağustos 2006

Muhan Soysal' ın ardından

1995 yılında ODTÜ İşletme' de ilk dersime gitmeden bir gün önce bir arkadaşım beni uyardı:
"Ders programına bakmana gerek yok. İlk ders kesin Muhan' ındır. Aman sakın geç kalma, saat 08.45' den önce amfide ol!"
Ertesi gün erkenden gidip amfide ön sıralardan birine oturdum ve gerçekten de saat 08.45 de kapıları kapattırdı. Geç kalanları derse almadı, bir güzelde azarladı.
O anda ne kadar korkup gerildiğimizi anlatmam. İlk günümüz, ilk dersimiz: Disiplin iş hayatında önemlidir.

İlk zamanlar çok korktuk, sonra sevmeye başladık. Çok gezmiş, çok görmüş ve çok okumuş bir insandı. Ufkumuzu genişletti. Bizi hep zorluyarak kendimizi geliştirmemizi sağladı. Mesela tüm bölümlerde dersler 45 dakikayken bizim bölümde dersler 75 dakikaydı. Derler ki Muhan Hoca iş hayatında saatler sürecek toplantılara hazırlıklı olmamız, odaklanmayı iyice öğrenebilmemiz için böyle yaptırmış. Gerçi ilginç anılarımda yok değil: Yoklama yapmak yerine fotograf çektiğini söylerler, inanın bu söylenti değil. Yaptı, ben oradaydım. : )

Öğrencilerini severdi ve onlar için çok şey yaptı.

- Sıfırlarla dolu notları asardı ama kimse derslerden kalmazdı.
- Öğrencileri rahat çalışabilsin diye neler yapmadı ki? En sonunda 2000 yılında mezun öğrencilerininde desteği ile hayalindeki binayı da yaptırdı ve amfide ilk dersinde büyük bir mutlulukla ders anlattı.

Ona çok kızdığım anları hatırlıyorum ama hiçbir zaman nefret etmedim; tam tersi her zaman çok sevdiğim ve saydığım hocamdı...
Ve hocamı bugün toprağa verdik.
Öğrenci yetiştirmekte bir sanat bence, üstelik önünüze gelen malzemede seçim yapamıyorsunuz; ne geldiyse onunla harikalar yaratmaya çalışıyorsunuz. Muhan Hocam büyük bir sanatçıydı, malzemeye aldırmadan şaheserler yarattı.
Ruhu şadolsun...
Son söz: Hocam, ölüm sana hiç yakışmadı...

Hiç yorum yok: